Ana sayfa Gündem Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e yapılan muameleyi hukukçularda anlamadı!

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e yapılan muameleyi hukukçularda anlamadı!

T24 yazarlarından, kıdemli yargı muhabiri Gökçer Tahincioğlu, Akpınar ve Gezen'in doğrudan ifade için savcıya gönderilmesi sebebiyle yapılanın 'gözaltı' olarak tanımlanamayacağını, doğru ifadelendirmenin 'polis marifetiyle mevcutlu getirtmek' olduğunu söyledi.

PAYLAŞ
Judge holding gavel in courtroom

Türkiye’nin önde gelen sinema ve tiyatro sanatçılarından Metin Akpınar ve Müjdat Gezen, Halk TV’de yayınlanan ‘Halk Arenası’ programında yaptıkları açıklamalarla ilgili olarak savcıya ifade verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pazar günü Akpınar ve Gezen’le ilgili olarak “Bunlar sanatçı müsveddesi, yargıya hesabını versinler. Bunun bedelini ödeyecekler” demesinin ardından iki sanatçı hakkında soruşturma başlatılmıştı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın talimatıyla başlatıldığı kaydedilen soruşturmayla ilgili açıklamada, Akpınar ile Gezen’in ‘Cumhuriyet Başsavcılığına davet edildiği’ kaydedilmişti, ancak pazartesi sabah saatlerinde iki sanatçının evine polis gitti.

77 yaşındaki Metin Akpınar ile 75 yaşındaki Müjdat Gezen’in savcılığa ifade vermeye gidişi, Demirören Haber Ajansı tarafından “Polis eşliğinde adliyeye götürüldüler” diye duyuruldu ancak T24’e konuşan hukukçular yaşananları ‘fiili gözaltı’ olarak yorumladı. Herhangi bir arama yapılmasa da polisin eve gelmesinin ‘gözaltı’ olduğunu kaydeden hukukçular, Akpınar ile Gezen’in hastane kontrolü olmaksızın ifadeye götürülmesini ise ‘usül hatası’ olarak nitelendirdi.

Gökçer Tahincioğlu da, Akpınar ve Gezen’in doğrudan ifade için savcıya gönderilmesi sebebiyle yapılanın ‘gözaltı’ olarak tanımlanamayacağını, doğru ifadelendirmenin ‘polis marifetiyle mevcutlu getirtmek’ olduğunu söyledi.

“Gözaltı yok, biz istediğimi yaparız denmiş oluyor”

Kadıköy’deki evine sabah saatlerinde polis gelen Müjdat Gezen’in avukat Celal Ülgen, gazetecelerin “Gözaltına alınmayı bekliyor muydunuz?” sorusuna “Gözaltı yok” cevabını verse de, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, “Anlaşılan gözaltı yok, biz istediğimi yaparız denilmiş oluyor” yorumunda bulundu.

Turgut Kazan yaşananlara ilişkin şunları söyledi:

“Tam ne olduğunu biz de anlamadık. Davetse daveti kanun yazıyor, bu şekilde davet olmaz. Bu fiili bir durum. Anlaşılan, ‘Gözaltı yok, biz istediğimi yaparız’ denmiş oluyor. Ben bir hukukçu olarak ne diyebilirim. Bunun hukukla değil, kanunla alakası yok. Zorbaca bir uygulama. Davet edilir, davet nasıl olur? Bir yazılı olur, medeni bir ülkede telefon ederler. ‘Bir sorgu alacağız yarın şu saatte gelebilir misiniz’ diye. Bunun dışında yapılan fiili bir durumdur. Hukukun artık hiçbir yeri kalmadı, kanunu da tanımadıkları gösteriyor.”

“Sabahın köründe kapıya neden polis dayandığının izahı yok”

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Sera Kadıgil de ifade vermek için Kartal Adliyesi’ne giden Akpınar ve Gezen hakkında tebliğ edilmiş bir gözaltı kararı olmadığına dikkat çekerek, “Gözaltı kararı yokken sabahın köründe kapıya neden polis dayandığının da bir izahı yok” dedi. Kadıgil de Kazan gibi polisin ifadeye çağrılmayı tebliğ etmesi gerekirken ‘fiili gözaltı’ uygulandığını belirtti.