Mirgün Cabas: Gazetecilerin tutuklanması medya tarafından yok sayılıyor

Haziran 17, 2017, 12:11 pm
Gazeteci Mirgün Cabas, KHK'larla işsiz ve mesleksiz bırakılan akademisyen, gazeteci ve kamu çalışanlarına uygulanan muamelelerin medya tarafından yok sayıldığını söyledi.

CNN Türk’te yayınlanan “Her Şey” adlı programının geçen sene yayından kaldırılmasından bu yana ise işsiz olan gazeteci Mirgün Cabas, medyayı ve gazeteciliğin içinde bulunduğu durumu Journo’dan Burcu Karakaş’a değerlendirdi. Cabas, KHK’lar ile işsiz bırakılan gazeteciler, akademisyenler ve kamu çalışanlarına uyguşanan muamelenin; tutuklanan gazetecilerin ve Güneydoğu’da hala devam eden baskı ortamının medya tarafından yok sayıldığını söyledi.

Mirgün Cabas röportajının ilgili kısmı şu şekilde:

Hürriyet’e verdiğiniz söyleşide, “Gazetecilik nasıl yapılır’ı bugünün koşullarında çalışırken de öğrenemeyecek bir genç gazeteci kuşağı mesleğe girdi” demiştiniz. Bu durum Türkiye’de gazeteciliğin geleceğini nasıl etkiler?

Gazetecilik okulda öğrenilemeyen bir şey, bunu öğrencilerin kendisi de biliyor. Yaparak, bakarak öğrendiğin bir şey. Birilerin peşine takılarak öğrenilen bir şey. Dolayısıyla ne görürsen onu öğreniyorsun ama şimdi maalesef bu işin yapılması gereken koşullar ortadan kalktı. Pek çok kişi oyunun dışında bırakıldı, kurallar değişti. Hükümeti rahatsız etme çıtası çok düştüğü ve artık insanlar her haberi ateşten bir top gibi gördüğü için sektöre yeni girenler önceliğin ne olduğuna ilişkin farklı bir algıyla bu işi öğreniyorlar. “Fazla soru sorma”, “Basın toplantısına gittiğin zaman kurcalama”, “Kulisin peşine takılma”, “Eleştirel olma” gibi… Sana söylemeseler bile öteki muhabirlerden bu sonucu çıkarıyorsun. Basın toplantısına gidip soru sorduğun zaman sana cevap “Hangi medyadansın” diye geliyor. Ne yapman değil, ne yapmaman gerektiği konusunda seni sıkı bir eğitimden geçiriyorlar.

Gazeteci adayı yetiştirmek gibi bir arzu duyuyor musunuz?

Bu iş en iyi, yapan biriyle öğrenilir. Mesela bu hafta Medyascope’a gittim. Ruşen (Çakır) orada çok sayıda genç gazeteci ve gazeteci adayıyla birlikte çalışıyor. Bana ne kadar istekli olduklarını, hemen hepsinin kendisinin başvurduğunu söylüyordu. İşin içinde, göstererek insanlara faydalı olacağını düşünüyorum. Bir yerden sonra kitabileşiyor, sıkıcılaşıyorsunuz. “Bizim zamanımızda” diye cümleler kurmak kimsenin yararına değil.

İmkân olsa Mirgün Cabas nasıl bir medya platformu kurar?

Televizyon kanalı değil ama web üzerinden yayın yapan, video ve yazılı haberi birleştiren bir platformun içinde olmak isterdim. Pek çok örneği olan bağımsız haber sitelerinin fonksiyonlarını birleştiren bir şey bence çok işe yarar. Oradaki sorun şu: Platformların hiçbirinin maddi gücünün olmaması… Bu işi hakkıyla yapmak, üzerine dayandığı emeği tatmin etme, kendine daha iyi bir zemin hazırlama gücü hepsinde kısıtlı. Daha da zor, biraz da umutsuz olduğum bir başka şey var: Dört başı mamur habercilik imkânına sahip olsak bile yapmak istediğimiz şeyin alıcısı var mı, çok emin değilim.

Medya tarafından haberleştirilmeyen birçok konu var ama bunlar arasında “Bu başlık nasıl bu kadar az işlenir” diye sıklıkla düşündürten hangileri?

Tek tek başlıklar var ve onlar çok daha büyük olguların parçalarını oluşturuyorlar: KHK ile işsiz ve mesleksiz bırakılan akademisyenler ve kamu çalışanları, gazetecilere uygulanan muameleler, saçma sebeplerle bir yıla yakın tutuklu olan onlarca gazeteci, Güneydoğu’da hâlâ devam eden baskı ortamı, HDP’nin yöneticilerinin hapiste olması ve hemen her gün bir HDP milletvekilinin ifadeye çağrılması, tutuklanması, gözaltına alınması… Hepsi yok sayılan şeyler… Bunların haberi yapılabilse herkes her gece yatağa daha huzurlu gider oysa.

Röportajın tamamı için…