Ana sayfa Manşet Muharrem İnce gençlere seslendi: Paketleyin bunları!

Muharrem İnce gençlere seslendi: Paketleyin bunları!

'Gelecek Bildirgesi' isimli seçim manifestosunu açıklayan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Samsun'da konuştu.

PAYLAŞ

İnce’nin açıklamalarının öne çıkan bölümleri şöyle:

-Benim dedelerim, 1924’te Selanik’ten Türkiye’ye gelirken mübadelede Samsun’a diye gelmişler ama Yalova’da kalmışlar. Size hemşehrilerim desem yanlış olmaz.

-Bu topraklar isyanın, kurtuluşun, direnişin başlangıç toprklarıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk yanındaki askerlerle Samsun’a doğru yola çıktı. Samsun’a geldi, Havza’ya geçti. Telgraflarla, özel ulaklarla 96 miting düzenlediler. O mitingler Kurtuluş SAvaşı’nın başlangıcıdır. Eğer Atatürk 1919’da Samsun’a gelmeseydi, 96 mitingi yapıp milleti Kurtuluş Savaşı’na ikna etmeseydi bugün esirdik. Bugünkü miting de o 96 miting kadar önemlidir.

Gençlerle dalga geçiyorlar

-Gençler, önümüzde bir tarihi sorumluluk var. 24 Haziran’da normalde sınava girecektiniz, şimdi kabine gireceksiniz. 9 ay kala sınavınızın adı değişti, 8 ay kala soru şekli değişti, 7 ay kala soru biçimi değişti, 4 ay kala soruların sayısı değişti. Yani her ay bir değişiklik yaptılar. Ya soru, ya ders sayısını değiştirdiler, ya da soruluş biçimini. Sınava iki ay kala da tarihini değiştirdiler. Bunlar sizin için hayati derecede önemli olan o sınavın bir yerini değiştirdiler, şimdi yetki sizde. Paketleyin bunları 24 Haziran’da! Bunlar sizinle dalga geçiyor. Bu memleketin 18-19 yaşındaki gençleriyle dalga geçiyorlar.

-Gençler ve kadınlara güveniyorum. Bugün çalışanların yüzde 32’si kadın. 5 yıl içinde 50-50 olacak, eşit olacak eşit!

-19 Mayıs 1919’da Gazi Atatürk buraya geldiğinde ve ondan sonraki süreçte, tarihten bugünle çelişen bir örnek var mı? Yunanistan’la savaştık, galip biziz. Savaştan hemen sonra Atatürk Yunanistan’la barışıyor, hatta Balkan Paktı’nı kuruyorlar. Amerikan bir büyükelçi, Atatürk’e soruyor: Savaşı kazandın, neden tazminat istemiyorsun? “Para iste” diyor. Atatürk diyor ki, “Ekonomiyi geliştirerek alacağımız para tazminatla alacağımızdan çok olur.” Bakın o büyükelçi anılarında şöyle yazıyor: Hayatımda böyle zeki, böyle dahi adam görmedim. Türkiye’de şu anda Amerikan büyükelçisi yok, katip düzeyinde hareket ediyoruz. Suriye’de büyükelçi yok. Neden? Beyefendi Esad’la küs. Böyle devlet yönetimi olur mu! Olmaz!

-Ey Merkel diyor, gidiyor ihale veriyor. EY Amerika diyor, gidiyor Boeing alıyor. Ey Putin, S-400 alıyor. Ey Hollanda, Petrol Ofisi’ni satıyor. Böyle olmaz, barışacağız. İçeride de barışacağız, dışarıda da barışacağız.

-Projemiz 3-B. Barışacağız. Ayrı gayrı yok, hep birlikte büyüyeceğiz. Büyüyeceğiz, ekonomimiz güçlenecek. Bölüşürken de adil bölüşeceğiz. Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında hiç fabrika açılmasa, yatırım yapılmasa, sıfır iş yapsam; sadece mevcut geliri adil paylaşsak maaşlarınız iki katına çıkar.

-Bir yanda Saray’da şatafat içinde yaşayanlar var. O saraya harcanan para 2 milyar dolar. O parayla 100 bin ev yapardık. Suriyelilere harcanan para 40 milyar dolar. Ev yapsaydık, 2 milyon ev yapardık. Yazık günah değil mi! Cumhurbaşkanı olduğumda o sarayda oturmayacağım, söz! Orayı bu ülkenin zeki, akıllı, çalışkan çocuklarına vereceğim.

-Devlet adamıyla siyasetçi arasında bir fark var. Siyaseti gelecek seçimi, devlet adamı gelecek nesili düşünür.