Connect with us

Dünya

Obama’nın 20’li yaşlarda yazdığı aşk mektupları ortaya çıktı: Seni çok sık düşünüyorum, ama hislerim allak bullak

Published

on

1982-1984 yıllarında yazmış olduğu mektuplarda, 20’li yaşlarının başında bir genç olarak Obama’nın geleceğe dair endişeleri dikkat çekiyor.

Obama’nın kolejde öğrenciyken California’da tanıştığı Alexandra McNear’a yazdığı 9 mektup, 2014 yılında Emory Üniversitesi’nin Rose Kütüphanesi’ne bağışlandı.

Kütüphane müdürü Rosemary Magee, “Çok hoş bir kompozisyona sahip mektuplar, genç bir adamın anlam ve kimlik arayışını gözler önüne seriyor. Öğrencilerimizin, tüm öğrencilerin hissettiği arzuları, endişeleri taşıyor” diyor.

Uzak mesafe ilişki

Son mektup, Barack Obama’nın eşi Michelle’le ilişkisi başlamadan 5 yıl önce yazılmış.

İlk mektuplardan birinde Obama “Seni özlediğimi bildiğine inanıyorum. Sana olan ilgim gökyüzü kadar geniş, sana olan güvenim deniz kadar derin, aşkım zengin ve çok büyük” diyor.

Mektup, “Sevgiyle, Barack” imzasıyla sonlanıyor.

Ancak Obama ve McNear’ın uzak mesafe ilişkileri çok uzun sürmedi. Obama 1983’teki bir mektubunda “Seni çok sık düşünüyorum, ama hislerim allak bullak” yazıyor:

“Görünen o ki ikimiz de hep elde edemeyeceğimiz şeyleri isteyeceğiz; bizi bağlayan da, ayıran da bu.”

Yolunu arayan Obama

Bir mektupta Obama, aile işlerinin başına geçip düzenli hayata adım atan arkadaşlarından bahsediyor.

Ama Hawaii’de doğmuş, Kenyalı bir babaya sahip ve çocukluğunun büyük kısmını Endonezya’da geçirmiş biri olarak Obama onlardan farklı hissediyor. Yine de aile işlerine geri dönen arkadaşlarını kastederek “İtiraf etmeliyim ki onlara imreniyorum” diyor.

“Sınıfsız; bir yapı ya da gelenek tarafından desteklenmeyen biri olarak, farklı bir yol seçmek tam da bana göre. Soyutlanmışlık hissinin üstesinden gelmenin tek yolu ise tüm gelenekleri, sınıfları özümseyerek kendimin yapmak; benimkini de onlara aşılamak.”

Ama bu kolay olmayacaktı.

1983’te mezun olduktan sonra Obama, büyüdüğü ülke olan Endonezya’ya geri döndü ancak artık oraya ait olmadığını gördü. Mektubunda “Artık dili bile iyi konuşamıyorum” yazdı.

“Bana karşı tavırları şaşkınlık, saygı ve hor görme arasında gidip geliyor, çünkü Amerikalıyım – param ve Amerika’ya olan geri dönüş biletim, siyah olmamın üzerini örtüyor”

“Eski, loş yollar, çayırlara yayılmış köhne evler, eskiden yürüdüğüm yollar, artık buralara ulaşımım yok.”

Geçim sıkıntısı ile değerler arasında bocalama

Yeni mezun bir genç olarak Barack Obama toplumsal projelerde çalışmak istediğini biliyordu. Ama birçok genç gibi o da pratik olmak zorundaydı.

1983’teki bir mektubunda Obama “Bir hafta postayla iş başvurusu yapacak kadar bile param olmuyor, öbür hafta bir çek bozdurup daktilo kiralayabiliyorum” yazıyor.

“Sivil toplum örgütlerinde maaşlar geçinebilmek için çok yetersiz. Bu yüzden bir yıl sıradan bir işte çalışıp, ileride gerçek ilgimin peşinden koşabilecek kadar para biriktirebilirim.”

Business International adlı yayınevinde işe girdikten sonra Obama “Burada ‘gelecek vadeden gençlerden’ biri olarak görülüyorum, herkes sırtıma vurup yaptığım işi takdir ediyor” yazıyor.

Ama kurumsal bir işte çalışmanın onu endişelendirdiği de görülüyor. “Bu iş algılarımı köreltip, değerlerime onarılamaz yaralar açabilir” diyen Obama, kısa bir süre sonra işten ayrılıyor.

Mektuplarında Obama’nın ileride başaracaklarıın başka işaretlerini de görmek mümkün.

1984 tarihli mektubunda Obama, daha etkili işler yapabileceğinden bahsediyor:

“Fikirlerim üniversitedeki kadar kristalize değil ama artık daha az gözlemci ve daha çok katılımcı olmamın daha faydalı olabileceğini gösteren bir ağırlık ve aciliyete sahipler.” (BBC)

Dünya

IŞİD militanlarının tecavüzünden doğan binlerce çocuk ölüme terk edildi

Published

on

By

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten, Irak’a yaptığı 8 günlük ziyaretin ardından BM Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, terör örgütü DEAŞ militanlarının elinden kurtulan kadınlar ile kız çocuklarının maruz kaldığı cinsel şiddet olaylarına dikkati çekti.

Bağdat, Erbil ve Musul’da hükümet yetkilileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, dini liderler ile DEAŞ’ın elinden kurtulan kadınlar ve kız çocuklarıyla görüşmeler yaptığını belirten Patten, “Sağ kalanların yürek burkan hikayelerini ilk elden dinledim.” dedi.

Ülkede bin 500’ü kadın ve kız çocuğu olmak üzere 3 bin 154 Ezidi ile 600’ü kadın, 250’si çocuk Türkmen ve Şii bin 200 kişinin hala kayıp olduğunu aktaran Patten, DEAŞ militanların tecavüzleri sonrası doğan çocukların toplumda kabul görmediğini vurguladı.

Patten, “Tecavüz sonrası doğan birçok çocuk terk ediliyor. Bazı dini liderler empati gösterse de kabile liderleri tecavüzden doğan çocukları kabul etmede büyük bir isteksizlik sergiliyor. Musul’da yetkililer terk edilen binlerce çocuk için yetimhane açmak zorunda kaldıkları bilgisini verdi.” diye konuştu.

Continue Reading

Dünya

ABD’de silahlı saldırgan 3 kişiyi rehin aldı

Published

on

By

ABD’nin California eyaletine bağlı Napa bölgesinde, Gaziler Evi’nde silahlı saldırı meydana geldi. Siyah zırh giyen saldırgan üç kişiyi rehin aldı. Silah sesleri üzerine bölgeye çok sayıda polis ve ilk yardım araçları sevk edilirken; olayda şimdiye kadar ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.

Görgü tanıkları 30 kez silah sesi duyduklarını aktarırken, olayda ölü yada yaralı olup olmadığı şimdilik açıklık kazanmadı. Polis yetkilileri halka aktif silahlı saldırı bölgesinden uzak durma çağrısı yaptı.

ABC7 muhabiri Wayne Freedman, polisin saldırganın kimliğini bildiğini ancak basında paylaşmadığını aktardı. Polis ile saldırgan arasında karşılıklı silah atışları yapıldığını belirten Freedman, şüphelinin müzakerecilerle iletişime geçmeyi de reddettiğini ifade etti. 

Continue Reading

Dünya

Suriye: Türkiye’nin işgaline karşı ülkenin her bir parçasını savunmakta tereddüt etmeyeceğiz

Published

on

By

Suudi Arabistan, Katar ve Körfez ülkelerinin bir kısmının terör örgütlerine mali destekte bulunduklarını belirten Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, Türkiye’nin de on binlerce teröriste sınırlarını açtığını ve onları silahlandırdığını iddia etti. Caferi, Suriye’nin ‘Türkiye’nin işgaline’ karşı ülkenin her bir parçasını savunmak için her şeyi yapacağını söyledi.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’da yer alan habere göre, Rus haber ajansı Sputnik’e konuşan Caferi, Türkiye’nin on binlerce teröristin sınırlarından geçmesine izin vererek terörü desteklediğini savundu. Türkiye’nin teröristleri silahlandırdığını, mali destek verdiğini ve topraklarında eğitim kampları kurduğunu iddia eden Caferi, aynı zamanda da teröristlerin zehirli kimyasallara ulaşmasına izin verildiği iddiasında bulundu.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’de gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekâtı’yla ilgili de konuşan Caferi, “Suriye, topraklarının her bir parçasını savunmak konusunda tereddüt etmeyecektir. Silahlı terör örgütlerinden de gelse; Türk, Amerikalı ya da İsrailli güçlerin işgali de olsa…” ifadelerini kullandı. (Kaynak: Sputnik)

Continue Reading

Çok Okunanlar