Ana sayfa Öne Çıkanlar Sadece İç Anadolu’da 122 ‘hasta tutuklu’ var

Sadece İç Anadolu’da 122 ‘hasta tutuklu’ var

PAYLAŞ

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishane Komisyonu, İç Anadolu Bölgesi’ndeki hapishanelerde bulunan hasta tutukluların durumuna ilişkin hazırladıkları 2017 raporunu, şube binalarında düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.

122 tutuklu hasta var

İHD Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü Nuray Çevirmen, İç Anadolu Bölgesinde bulunan hapishanelerde toplam 122 hasta tutuklunun bulunduğu belirtti. Çevirmen, daha önce İç Anadolu Bölgesi’ndeki hapishanelerde kalan hasta tutukluların bir kısmının yerinin tespit edilemediğini ve tespit edilemeyenlerin raporda yer almadığının altını çizdi.

Çevirmen, hasta tutukluların sağlık sorunlarının artmasının nedenleri ve genel yaşanan hastalıklara ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Hapishanelerin fiziki koşulları (özellikle F tipi kapalı hapishanelerdeki koşullar), iklim şartları, hijyenik koşullar, beslenme sorunları, havalandırma kısıtlamaları, ısıtma sistemlerindeki yetersizliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Sportif faaliyetlerin sınırlandırılması, hareket alanlarının sınırlandırılması, gün ışığından yeterince yararlanılamaması. Özel hastalıklar dışında, büyük oranda benzer kronik hastalıklar vardır. Mide rahatsızlıkları, reflü, astım, akciğer hastalıkları, hemoroid, bağırsak sorunları, sinüzit, kronik baş ağrıları, bel ve boyun fıtığı gibi birçok hastalık bu olumsuz koşullardan kaynaklıdır.”

Çevirmen, hapishanelerde bulanan hasta tutukluların yaşadıkları sorunları şöyle sıraladı:
-Hapishanelerde yeterli sayıda doktor ve uzman doktor bulunmamaktadır. Pek çok hapishanede haftada sadece iki yarım gün doktor bulunmaktadır. Özellikle kalabalık hapishanelerde, bu süre yetersizdir ve hastalar başvurularından çok sonra doktora çıkabilmektedir.

-Hastaların sağlık dosyalarının üzerine örgüt ismi yazılması gerek sevklerinde gittikleri doktorun, gerekse diğer sağlık personelinin hasmane tutumlarına neden olabilmekte, hasta-doktor ilişkisi zarar görmektedir.

-Mahkumlara çoğunlukla kelepçe açılmadan muayene dayatılmaktadır. Bazı durumlarda hapishane görevlisi ve /veya güvenlikten sorumlu asker görevliler kelepçeleri açmamakta, bazı durumlarda ise kelepçenin açılmamasını muayeneyi yapan doktor talep etmektedir. Diş tedavisinin dahi kelepçeli olarak yapıldığı durumlar vardır. Birçok hasta mahpus kelepçeli muayene ve tedaviyi kabul etmedikleri için hiçbir işlem yapılamadan tekrar hapishaneye geri getirilmektedirler.

-Bazı hasta mahpuslar, özelikle son dönemde, tetkik sonuçlarını ve raporlarını talep etmelerine rağmen kendilerine verilmediğini iddia etmektedirler. Bu durum hastaları bilinmezliğe, hastalığı hakkında kuşkuya sürüklemektedir.

-Mahpuslar, gerek hapishane revirine çıkarılmalarında gerekse hastane sevklerinde aksamalar yaşamaktadırlar.

-Raporlarında periyodik kontrol yapılmasının gerekli olduğu belirtilen hasta mahpusların bu kontrolleri, sağlık raporlarında belirtilen sürelerde yapılmamaktadır.

-Yapılan işlemler çoğunlukla, tam iyileşme sağlamaktan ziyade, ağrıları azaltma, süreci uzatma, kontrol altında tutma gibi işlemlerdir. Hastalıklar kronikleşmekte, kesin tedavi sağlanamamaktadır.

-Daha önce bulundukları illerde tedavileri yapılan mahpusların sevk edildikleri illerdeki yetersiz imkanlar ve hapishanelerdeki uygulamalardan dolayı tedavileri neredeyse durma noktasına gelmiştir.

-Bazı hasta mahpusların tedavileri için gerekli olan ilaçlar idare tarafından karşılanmamış, mahpusun da maddi imkanları olmadığından ilaçla tedaviler aksamıştır.

-Hastalığı nedeniyle kendi başına hayatını sürdüremeyecek durumdaki hastaların, infazın ertelenmesi başvuruları kabul edilmemektedir, bu da sağlık durumlarını kötüleştirmekte, ölüm sınırına kadar getirmektedir.

-Çoklu hastalıkları olan mahpusların bazı hastalıkları için hastane sevkleri yapılmakta, diğer bazı hastalıkları için ise neredeyse yıllardır tetkik ve tedavi yapılmamaktadır.

-Uzman doktorun teşhis ve tedavisinin gerektiği durumlarda, zaman zaman, hasta mahpus pratisyen doktor kontrolüne tabi tutulmaktadır.

-Uzun zaman hastalıklarla mücadele eden ve olumlu sonuç alamayan mahpuslar ilaca bağımlı halde yaşamak zorundadır. Uzun süreli ilaç kullanımı bedenlerinde tahribata neden olmaktadır.

-Bazı hasta mahpusların diyet yemeklerle beslenmesi gerekmektedir. Ancak kendilerine verilen yemekler, diyetlerine uygun değildir. Maddi imkanı olmayanların durumu bu açıdan oldukça zordur.

-Bazı ağır hasta mahpusların kendi özel durumlarından dolayı, geçirdikleri operasyonlarda yanlarında refakatçi kalması gerekmesine rağmen talepleri karşılanmamakta, hasta kendi başına bırakılmaktadır. Bu durum hastanın yaşamını dahi riske sokmaktadır.

-Özellikle atak geçiren hasta mahpusların sağlıklı mahpusların yanında ve kalabalık koğuşlarda olması gerekmektedir. F Tipi veya hücrede kalmaları onlar için hayati risk oluşturmaktadır.

-Hasta mahpuslar, hastane sevklerinde, muayene edilinceye kadar, ring araçlarında kelepçeli olarak bekletilmektedirler. Uzun süre (bazen saatlerce) havasız, dar ring aracında kışın soğukta, yazın sıcak hava şartlarında bekletilmeleri hastaları çok kötü etkilemektedir. Bir kısım hasta mahpus sırf bu nedenden ötürü hastaneye dahi gitmek istememektedir.