Connect with us

Öne Çıkanlar

Sapıkça paylaşımda bulunan öğretmenin kitabını Ensar Vakfı basmış

Published

on

Konya’da beden eğitimi dersinde eşofman giyen kız öğrencileri görünce tahrik olduğunu söyleyen Ayşe Kemal İnanç Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde görev yapan Felsefe öğretmeni 44 yaşındaki Ercan Harmancı hakkında önceki gün soruşturma başlatılmıştı. Eğitim-Sen Konya Şube Başkanı Cebrail Bektaş’ın girişimleri sonucu ise soruşturma derinleştiridi ve Harmancı açığa alındı. Açığa alınan Harmancı’nın ‘geçmişi’ de yeniden gündeme geldi.

CENNETE GİTMENİN KİTABINI YAZMIŞ!

Sözcü’den Deniz Ayas’ın haberine göre Harmancı’nın, Ensar Vakfı Yayınlarından çıkan “Daniş Bir Cennet Delisi” isimli kitabı ve kitap için yazdığı özgeçmiş yazısı dikkat çekti. Bir adam, bir kadın, dört çocuk ve bir kedinin cennete olan yolculuğunu konu alan ve “İmanın nişanesi gibi altı kişiydiler. Kediyle beraber yedi. Gençler için twitter kıvamında bir irşad kitabı. Yeni nesil bir hidayet romanı.” şeklinde tanıtımı yapılan kitap kadar, Harmancı’nın kendi ağzından yazdığı özgeçmişi de dikkat çekti.

SORU ÇÖZMEDEN KİTAP YAZMIŞ! RÜYASINDA BİLGİ AKTİVASYON GÖRÜP UZMAN OLMUŞ!

Harmancı kendisini şu sözlerle anlatıyor: “Ailesi onu okula gitmesi için 8 yaşına kadar ikna edemedi. 1981 yılında zaten siz beni sevmiyorsunuz diye ağlaya ağlaya okula gitti. Dördüncü sınıfa geçtiğinde kitap okumanın keyfini keşfetti. 3 yılda bitmesi gereken lise eğitimi için 5 yılını ayırdı. Okuldaki hocaları şok yaşamasın diye ilk yıl üniversite sınavını bilerek kazanmadı. 1998 yılında sosyolog ünvanını aldı, öğretmen oldu.

Sıradışı birisi olduğu için alışılmış öğretmen kalıbına giremedi. 2008 yılında bir sınav mülakatında ‘Duydum ki içeriye gireni terletiyor muşsunuz ama ben biyolojik olarak terlemeye müsait değilim. Ne siz uğraşın ne de beni uğraştırın’ diye tek bir soru bile cevaplamadan tam puan aldı. Öğrenme ve sınav konusunda rüyasında gördüğü bilgi aktivasyon yoluyla öğrenme modelini dünyanın ilk bilgi aktivasyon uzmanı olarak kuramsallaştırma yolunda hızla ilerliyor…”

EĞİTİM-SEN ŞUBE BAŞKANI: AKLI DENGESİ YERİNDE Mİ BAKILSIN

Konuyla ilgili konuşan Eğitim-Sen Konya Şube Başkanı Cebrail Bektaş “Söz konusu şahsın sosyal medya paylaşımlarındaki taciz mesajları bilgisini alır almaz, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmeler yaptık. Takibimiz sonucu hakkında soruşturma başlatıldı ve açığa alındı. Beden Eğitimi dersinin “ümmetin kızlarını soyma dersi” olduğunu savunan, “bir genç kızın vücut hatlarını gördükten sonra şeytan size üflemiyorsa ya erkekliğinizi ya imanınızı kaybetmişsiniz demektir” diyen, “kız öğrencilerin giydiği eşofmanın onları çıplak yaptığını” yazan bu öğretmen bu cümleleriyle taciz gerçekleştirmiştir. Yapılan tacizler yetmezmiş gibi beden eğitimi dersine katılan kız öğrencileri de hedef haline getirmiştir. Konuşmasında sarf ettiği “Beden eğitimi adıyla kızlara zorla ve müfredat gerekçeli zina yaptırılıyor, bu hiçbir babanın umurunda değil. Hem de müslüman baba…” sözleriyle kız çocuklarını hakları olan birey olarak değil, erkeğin ya da babanın mülkü olarak gördüğünü de ortaya koymuştur. Ancak buna rağmen söz konusu kişi susmamakta ve arsızca konuşmaya devam etmektedir. Dün hâlâ aynı tarzda sosyal medya paylaşımlarına devem etmiştir. Paylaşımlarında sözlerini kastederek “Müslüman için geçerlidir, müslüman olmayan için zaten paylaşım yapmadım” diyerek tacizlerine ayrıştırıcı, ötekileştirici dilini savunmaya devam etmiştir.” dedi.

Harmancı’nın Ensar yayınlarından çıkan “Danis Bir Cennet Delisi” isimli kitabına ve ilginç özgeçmiş anlatımına da değinen Bektaş “Özgeçmişini okuyanlarda, akli dengesinin yerinde olmadığı izlenimini uyandırıyor. Bu yönüyle de Milli Eğitim Müdürlüğü gerekeni yapmalı. Zaten nasıl bu zamana kadar görev yapmış anlamak mümkün değil. Çocuklarımızı bunun gibi adama nasıl emanet edebiliriz” diye konuştu.

İĞRENÇ TWİTLER ATMIŞTI

Öğretmen Harmancı’nın twitter hesabından yayınladığı tepki çeken mesajlar şöyle: ‘Ya benim çok sapık duygularım var ya da şeytan onlara uğramıyor. Bir genç kızın vücut hatlarını gördükten sonra şeytan size üflemiyorsa ya erkekliğinizi ya da imanınızı kaybetmişsiniz demektir’, ‘Beden eğitimi değil, bedeni şeytana hazırlama eğitimi’, ‘Kız öğrencilerin giydiği eşofman onları çıplak yapar’, ‘Okullarda zina yapılmıyor mu? Evet, göz, kulak, dil ve el zinası yok diyen ya Muhammed aleyhisselam dininden haberi yok. Ya da bundan zevk alan zevkperestler’, ‘Okulu sınıfı evi gibi, erkek öğretmeni dayısı gibi, abisi gibi gören öğrenciler ve onları yabancı bir kadın gibi görmeyen erkek öğretmenler okullarda zina işliyor dersem bu benim düşüncem değil Muhammed aleyhisselamın emri itiraz eden var mı’, ‘Beden eğitimi dersi veren, verirken gerçekten rahatsızlık duyan şerefli öğretmenler olduğu gibi şereften yoksun öğretmenlerde var. Buna sessiz kalanlar olarak biz de hesap vereceğiz.’, ‘Bir okulda soyunma odası diye bir yer varsa bu bize zillet olarak yeter’, ‘Mustafa Kemal’i seviyor musun diye öğretmenlere sorulsa kem küm diye cevap veren öğretmenden eğitimci olmaz. Oysa malum kişiyi sevmiyorum demek asla suç bile değilken o kadar sindirilmişiz’, ‘Okullarda değil hiçbir zaman malum şahsın altına Kuran konulmaz’, ‘Öğretmen arkadaşlara bir hatırlatma Okullardaki akıllı tahtaların altına malum şahsın altına konulan Kuranı Kerim’den hesaba çekileceğiz korkmayın ve deyin ki akıllı tahtaların üstüne Kuran koymayın’, ‘Bir beden eğitimi öğretmeninin karşısında vücut kıvrılıyorsa ne kadar olması önemli değil onun adı zinadır’, ‘Bugün beden eğitimi adıyla adet görmüş kızlara zorla ve müfredat gerekçeli zina yaptırılıyor bu hiçbir babanın da umurunda değil. Hemi de Müslüman baba. Niyet sorgulamıyorum İslam’ın sınırlarının dışında niyet aranmaz.’

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Öne Çıkanlar

“Canan Karatay’ı görünce üzülüyorum, depresyonu turşuyla çözmek gibi önerileri tartışmak istemiyorum”

Published

on

By

2015’te Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından verilen diyabet alanında ‘Yılın Bilim Adamı’ ödülünü alan Yılmaz, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine de pancar üretiminin sınırlandırılmasına da karşıyım. Üretim ağırlığının nişasta bazlı şekerlere kaydırılmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullandı.

Temel Yılmaz’ın Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

– Canan Karatay, son günlerde depresyon ilaçlarıyla ilgili açıklamasıyla gündemde. İstanbul Tabip Odası’nın Karatay’a para cezası kesmesine ne diyorsunuz?

Canan Hoca’nın açıklamalarını artık biraz üzüntüyle izliyorum. Depresyonu sadece bağırsaklara ve faydalı-zararlı bakterilere bağlamak, sorunu turşu yiyerek çözmek gibi önerleri de tartışmak istemiyorum! Sorun bu tür talkshow türü yorumlardan çok daha ciddi. Sadece bizim toplum değil, dünyadaki tüm toplumların sorunu. Hekimler arasındaki bu tür tartışmaların yeri medya değil, olmamalı. Bir hipoteziniz varsa, bununla ilgili olarak bir araştırma yaparsınız. Oturup araştırmayı kaleme alırsınız, sonra bu çalışmayı hakemli dergilerden birisine gönderirsiniz. O arada da bir bilimsel kongrede sunmak istersiniz. Oradaki sunumda konunun uzmanları sizi dinler, onayladıkları noktalarda onaylar, akıllarına yatmayan noktalarda da sorularını sorar. Ondan sonra o düzeltmelerini yapar. Yayın, hakemli bir dergide çıkar. Bu artık uluslararası standartlarda yapılmış bir araştırmadır ve herkes bunu uygular.

– Karatay’a temel eleştiriniz, araştırma bulgularını önünüze koymadan konuşması mı?

Evet, somut kanıtlar olmadan konuşmamalı.

– Siz Karatay’ın şeker yükleme testine karşı çıkmasını da eleştiriyorsunuz değil mi?

“Şeker yükleme testini yaptıranların çocukları şeker hastası olur, kalbi delik olur” diyorsanız, bunu kanıtlamanız lazım. Tıpta gelişigüzel konuşma hakkınız yok. İnsan hayatıyla ilişkili olarak karar veren ve daha sonra hesap sorulmayan mesleklerden biri hâkimlik, diğeri de hekimlik. Bir hasta, gelip sizi bir otorite olarak aldığı zaman, ağzınızdan çıkacak her kelimeyi izler. Söylediğiniz bir kelimeye takılır, sabaha kadar uyumaz. Canan Hoca’nın, glikoz tolerans testi yapılmış annelerin çocuklarının verilen glikoza bağlı olarak diyabet olduğuna dair kendi klinik araştırmasını ya da literatüre ilişkin araştırmasını bekliyorum. Baktım ama bulamadım.

– Ama Karatay depresyon ilaçlarının aşırı yaygınlaşmasını eleştirmekte haklı değil mi?

Depresyon ilaç tüketiminin aşırı olduğuna katılıyorum. Bunun temel nedeni, gelişen teknolojinin insanlara getirdiği yeni hayat modeli. İnsanlar artık çok daha uzun saatler çalışıyor, daha uzun süre kapalı ortamlarda kalıyor, daha hareketsiz ve daha stresli. Mesaj-mail trafiği de düşük yoğunluklu stresi tüm güne yaydı. İnsanlar artık sürekli çalışan, sürekli izlenen ve sürekli uyarı ve emirlerle sürekli yönetilen modern köleler haline geldi ve tüm toplumlarda depresyon patladı. İlaç kullanımı da arttı. Ancak bu durum tek başına bu kadar aşırı ilaç kullanımını izah etmez. Sorunu psikoterapik rehabilitasyonlarla çözümlenebilecek birçok insan hemen ilaca yönlendiriliyor. Aşırı miktarda gereksiz, indikasyonsuz ilaç tüketimi var. Bu ilaçlar duyguları etkileyen ilaçlar, stres ve üzüntüleri azaltırken sevinç ve mutlulukları da buduyor. Çalışma koşullarının biraz daha düzeltilmesi, işyerlerinde çalışana psikolojik danışmanlık sağlanması gibi önlemler, sorunların çözümünde çok önemli rol oynayabilir.

Continue Reading

Çok Okunanlar