Ana sayfa Politika “Siyasal İslamcılıkla köklü bir hesaplaşma şart!”

“Siyasal İslamcılıkla köklü bir hesaplaşma şart!”

PAYLAŞ

Evrensel’den Ali Haydar Fırat’a konulan Taş’ın röportajından bazı bölümler şöyle:

Sizce AKP’nin kafasında tasarladığı bir Türkiye projesi var mı; yoksa tüm bu yaşananlar -özellikle 7 Haziran sonrası süreç- kontrolden çıkmış vaziyette mi?

Evet, AKP’nin bir Türkiye projesi var. “Yeni Türkiye” adını verdikleri bu proje, neoliberalizme ve siyasal İslama dayalı yeni bir rejim inşa etmeyi hedefliyordu. 15 yıldır bu rejimi inşa etme noktasında önemli mesefa katettiler. Ancak rejimin kalıcılaştırılmasını ve kurumsallaştırılmasını bütünüyle başaramadılar. Şimdi Başkanlık Sistemi’ne geçişle bu rejimi daha da ilerletmek, daha da kalıcılaştırmak istiyorlar.

Eğer anayasa değişirse Türkiye’de siyasal yaşam bundan sonra nasıl bir yöne girer?

Bugün Türkiye’de fiili bir rejim var ve hiçbir yasaya, hukuka uymuyor. Cumhurbaşkanı anayasayı ihlal ediyor. Fiili rejime karşı fiili demokrasi organları yaratmak zorundayız. Yalnızca TBMM’ye hapsedilecek bir mücadeleyle bunu başarmak mümkün değil. Kaldı ki eğer Başkanlık rejimi geçerse TBMM diye bir organ da kalmamış olacak. Ülkemizde siyasi islamcılıkla köklü bir hesaplaşmaya ihtiyaç var. Siyasal İslamcılıkla köklü bir hesaplaşma yaşamaksızın ülkemizin geleceği yok. O yüzden mücadeleyi okullarda, işyerlerinde, mahallelerde yaşamın her alanında ekonomik, sosyal, kültürel, politik her anlamda geliştirip, güçlendirmemiz gerekiyor. Cumhuriyet, Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetleri üzerine kuruldu. Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetleri, o zaman ki İstanbul hükümetine karşı halkın kongrelerde geliştirdiği o günkü fiili iktidar organıydı. Yani Sarayın ve İstanbul’un iktidarına karşı başka bir iktidarın filizlendirilmesiydi. Bizim de bugün Saray’a ve Ankara’nın rejimine karşı Türkiye’nin her yerinde fiili demokrasi organlarını geliştirmemiz gerekiyor. Haziran Hareketi bunu amaçlıyor. Meclislerimizi kuralım, hem yaşam alanlarımıza dönük saldırılara karşı direnelim hem de kendi yaşam anlayışlarımıza uygun bir dünyayı bugünden filizlendirelim.
Türkiye bugün bölünmüş vaziyette. Bölünme dediğimiz salt bir toprak parçasının başka ülkenin toprak parçasına katılması olarak ele alınamaz. Türkiye böyle bölünmez, kimse de böyle bölemez. Ancak gördüğümüz kadarıyla Türkiye bugün yürekte, bilinçte, tasada, kederde, sevinçte bölünmüş durumda. Ortada bir toplum yok. Türkiye’yi bu hale biz getirmedik, sol getirmedi. Şimdi Türkiye’yi yeniden kurmak, birleştirmek ve toplumu yeniden inşa etmemiz gerekiyor. Bunun da yolu etnik, mezhepçi, bireyci, piyasacı değerlerin yerine eşitlik, özgürlük, dayanışma değerlerini koyarak mümkün olabilir.
*Bu söyleşi ilk olarak Cuma günü Politikyol sitesinde yayımlanmıştır.