Ana sayfa Video Galeri Suriye’de Humus’tan geriye kalanlar

Suriye’de Humus’tan geriye kalanlar

PAYLAŞ

2016 yılında Suriye’nin Humus kentinde insansız hava aracı, ‘dron’ ile çekilen görüntülerde şehrin tamamen harabeye döndüğü görülüyor. Ayrıca yıkık binaların arasında oyun oynayan çocukların insansız hava aracına el sallamasıysa kayıtlara giriyor.

2016 Drone Aerial from Homs, Syria from Mohamad Hafez on Vimeo.

Humus, eski adıyla Emesa, batı Suriye’de bulunan, aynı zamanda, Humus İli’nin ve Humus İlçesi’nin, başkenti olan şehir. Kendi oluşturduğu nahiyenin (bucak) de merkezi olup, Suriye’nin idari yapılanmasına göre, nahiye olarak içerisinde birçok köy ve kasaba barındırır. 509 metrelik (1673 ft.) bir rakıma sahiptir ve ülkenin başkenti Şam’ın 162 kilometre (101 mi.) kuzeyinde yer alır. Asi Nehri üzerine kurulmuştur. Ayrıca Humus, ülkenin iç yerleşkeleri ile Akdeniz kıyısı yerleşkelerini birbirine bağlayan merkezi bir bağlantı şehri olarak da görev yapar.

Humus, büyük bir sanayi merkezi olmakla beraber, 2012 hesaplamalarına göre, 900,492 kişilik nüfusuyla, kuzeyinde bulunan Halep’ten ve güneyinde yer alan başkent Şam’dan sonra Suriye’nin en büyük üçüncü şehridir.[5] Kalabalık nüfusu, Suriye’nin, genellikle Arapça konuşan, Sünni Müslümanlar, Aleviler ve Hıristiyan azınlıklardan oluşan, dinsel çeşitliliğini fark edilir ölçüde etkiler. Şehir, birçok tarihi cami ve kiliseye sahip olmasının yanında, bir Dünya mirası olan, Krak des Chevaliers’i de, geniş sınırları içerisinde barındırır.

Humus, ilk olarak, Selevkos İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü MÖ 1. yüzyılda tarihi kayıtlarda ortaya çıkmıştır. Daha sonra, şehre ismini veren, Emesa Kraliyet Ailesi tarafından yönetilen bir krallığın başkenti olmuştur. Aslen, Suriye-Roman güneş tanrısı El-Gebal’e bir ibadet merkezi olan kent, Bizans Dönemi’nde, Hıristiyanlık açısından da önem kazanmıştır. Humus, Müslümanlar tarafından, ilk olarak 7. yüzyılda fethedilmiş ve kendisiyle aynı adı taşıyan bir bölgenin başkenti yapılmıştır. İslam Dönemi boyunca, Suriye’nin kontrolü için yarışan Müslüman hanedanları, şehrin bölgedeki stratejik önemi yüzünden, Humus’un kontrolünü ele geçirmeye çalışmıştır. Şehir, Osmanlı kontrolü altında, genel anlamda gerilemeye başlamış ve sadece 19. yüzyılda, şehrin pamuk endüstrisinin patlamasıyla, eski ekonomik önemini geri kazanmıştır. Fransa Suriye Mandası Dönemi’ndeyse Humus, bir ayaklanma merkezi halini almıştır. 1946 yılında, Suriye’nin bağımsızlığını kazanmasından sonra kent, ilk Suriye hükümetleri için, Baas Partisi direnişinin merkezi olmuştur.

Humus, Mart 2011’den bu yana devam etmekte olan, Esed hükümeti, Suriye Ordusu ve Baas Partisi ile yanlıları, karşıt muhaliflerin Özgür Suriye Ordusu ve El-Kaide’ye bağlı El Nusra gibi aşırı dinci örgütler ve 2013 yılında kuzeyde ayaklanan Kürt gruplar arasında yapılan Suriye İç Savaşı’nda önemli ve merkezi bir rol oynamaktadır. 6 Mayıs 2011’de Suriye Ordusu tarafından başlatılan ve bu tarihten beri devam eden Humus Kuşatması hala sürmektedir ve son olarak muhaliflerin güçlü bir merkezi olan Halidiye (Khalidiya)’yi de kontrol altına almasıyla, kontrolün çoğu (Eski Humus ve çevre bölgesi hariç), Suriye Ordusu’nda olup, ordu daha baskın duruma gelmiştir ve ilerleyişini sürdürmektedir.