Ana sayfa Manşet Tutuklu gazetecilerden Cihan Acar ve Bünyamin Köseli tahliye edildi

Tutuklu gazetecilerden Cihan Acar ve Bünyamin Köseli tahliye edildi

PAYLAŞ

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Gülen Cemaati üyeliği suçlamasıyla düzenlenen iddianameyle haklarında dava açılan, ‘örgüt üyeliği’ suçundan yargılanan ve haklarında ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen şarkıcı Atilla Taş’ın da aralarında bulunduğu 12’si tutuklu 13 kişinin yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında iki tahliye kararı verildi.

Sanıkların savunmasının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı mütalaa verdi. Savcı mütalaasında, Sanıkların “örgüt üyeliği” suçundan yargılandıkları dava ile dosyanın birleştirilmesini talep etti. Ayrıca kuvvetli suç delilleri olduğu ve yurt dışına kaçma şüphelerinin olduğu gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamını istedi. Duruşmada, sanıklar ve avukatları tahliyelerini talep ettiler. Duruşmaya yaklaşık 1.5 saat karar arası veren mahkeme, daha sonra kararını açıkladı. İki dosyanın birleştirilmesine karar veren mahkeme Cihan Acar ve Bünyamin Köseli ‘yi tahliye etti. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

314 sayfalık iddianamede; Atilla Taş, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Yakup Çetin, Bünyamin Köseli, Cihan Acar, Abdullah Kılıç, Oğuz Usluer, Hüseyin Aydın, Murat Aksoy, Mustafa Erkan, Seyit Kılıç, Yetkin Yıldız ve Ali Akkuş yer alıyor.

Cihan Acar: Gözaltı korkusu, ölüm korkusu gibi oldu

P24’ün aktardığına göre, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında ifade veren gazeteci Cihan Acar, Yeşil Yol filminden bir alıntı yaparak “Çok yorgunum sayın heyet” dedi.

Cihan Acar’ın savunması:

-Tahliye olduğum gece jandarma aracında gözaltına alındım. O gece yargılanan ben değildim, annemdi, ablamdı, ailemdi. Ben o gece defalarca ölmeyi istedim.
-13 aydır cezaevindeyim. Nikah masasına oturmak isterken sanık sandalyesine oturdum.
-Bazı görüşme kayıtları şüpheli bulunmuş. 215 bin ByLock kullancısı 100’er kişiyle görüşse 21 milyon kişi suçlu sayılabilir mi?
-Yaptığım görüşmelerin tümü mesai saatleri içinde gerçekleşmiştir ve tamamen haber ve bilgi amaçlıdır. 18 kişi ile görüşmelerim şüpheli bulunmuş. Bu kişilerden 7’si gazeteci, 5’i avukat, 5’i çalıştığım gazetenin avukatı.
-Üç yıllık gazetecilik geçmişi olan bir kişi olarak bir yılı aşkın süredir cezaevinde olmama rağmen darbecilikle suçlanıyorum.
-27 yaşında cezaevinde girdim. Artık bir bayramı daha cezaevinde geçirmek istemiyorum. Ben gazetecilik yaptım, gazetecilik suç değil.
-Benim tahliyemin önünde nasıl bir engel var? Deliler toplanmış, karartılamaz. 13 aydır aileme hasretim, kaçmam mümkün değil.
-Cezaevinde psikolojik destek alıyorum. Gözaltı korkusu, ölüm korkusu gibi oldu. Tahliyeyi hayal etmek bile işkence olabiliyor.
-Evet, gazeteciyim ama basın özgürlüğü altında imtiyaz istemiyorum, adil yargılanmak istiyorum.

Abdullah Kılıç: Tweetlerle darbeyi lanetledim

-Darbe girişimini öğrendiğim andan itibaren pekçok tweetle o gece darbeyi lanetledim.
-Hem FETÖ mağduru olup hem FETÖ’cü olmakla yargılanmam garip değil mi?
-İddianamede Meydan gazetesinde 11 ay çalışmam suçmuş gibi sunulmuş.
-Bank Asya’ya para yatırmakla suçlanıyorum. 15900 TL yatırdım. Bu para kızımın 6-7 aylık okul taksiti ödemesidir.
-Bank Asya ile banka-mudi ilişkim yok. Kızımın okulu bu bankayla çalışıyordu ve Meydan da maaşları bu bankaya yatırıyordu.
– Ajandamda 1000’den fazla siyasetçi, gazeteci var. Şüpheli görüşmelerin yüzde 90’u 2013 öncesi. O tarihte ByLock bile yok.

Bünyamin Köseli: Tutukluluğuma devam kararı verseniz bile kaçma şüphesi yazmayın

-İşsiz kaldığım dönemde antikacı dükkanı açmaya çalıştım. 15 Temmuz’da babamla evrak hazırlamak için gün boyu koşturduk.
-Aynı akşam gerçekleştirilecek darbe girişiminden haberi olan bir kişi bu işlerle mi uğraşır?
-Birileri darbe planları yaparken, ben antikacı dükkanı açmak için uğraşarak mı darbeye katkı yapıyorum?
-Ben teslim olarak gözaltına alındım. Tutukluluğuma devam kararı verseniz bile kaçma şüphesi yazmayın.
-Zaman gazetesinde çalıştığım süre boyunca bir kez bile yayın toplantısına katılmadım.
-İddianamede Bank Asya’dan kredi kartım olduğu yazıyor. Ben son 10 yıldır hiçbir bankanın hiçbir kredi kartını kullanmadım.
-Telefon görüşmelerimde hayatın doğal akışına ters bir durum yok. Görüştüğüm kişilerin çoğu gazeteci arkadaşlarımdır.
-Babam son ziyaretinde “ya sizi yine önce bırakıp tekrar gözaltına alırlarsa ne yaparız” diye sordu.

Gökçe Fırat Çulhaoğlu: Gökçe Fırat’dan bir darbeci çıkaramazsınız

-İddianame satış ve dağıtımı yasak olan Türk Solu gazetesi diyor. Hiçbir yasak yok ama dağıtım şirketleri dağıtmıyor.
-Türk Solu’nun ve kendisinin en başından beri FETÖ karşıtı olduğunu söyleyerek gazetenin manşet ve haberlerini gösterdi.
-Bu insanlara “paralel devlet” diyen ilk benim. Benden sonra Recep Tayyip Erdoğan dedi.
-Gökçe Fırat’dan bir darbeci çıkaramazsınız. Hele FETÖ’cü bir darbeci hiç çıkaramazsınız.

Hüseyin Aydın: Cihan Haber Ajansı’nda çalışarak suç mu işlemiş oluyorum?

-Çocuklarımdan ayrı geçirdiğim 389’uncu sabah. Beni anlamanızı rica ediyorum.
-Tahliye kararı verildikten sonra cezaevinde 20 dakika sonra çıkıyorsunuz dediler. Yeni soruşturma yazılıyormuş haberimiz yok.
-Ben Cihan Haber Ajansı’nda çalışarak, muhabirlik yaparak nasıl suç işlemiş oluyorum?
-Benim aldığım maaş 2500 TL. Mecbur kaldığım için çalıştım. Bu ağır suçlamayı bana yüklemeyin, kaldıramıyorum.
-Ajans maaşları Bank Asya’ya yatırıyordu. İddianamede para artışı diyor. Ben yatırmadım ki. Maaş ödemesi, mesai ödemesi.
-Benim bu hain darbeyi gerçekleştirenle bir bağlantım var mı? Yok. İş yerimdeki adam ByLock kullanmışsa nereden bilebilirim
-Bu uğradığım haksızlığı kaldıramıyorum. 13 aydır hapisteyim. Suçlu ile suçsuzu ayırt etmenizi ve beraatimi istiyorum.

Murat Aksoy: İddianameler hazırlanırken, bu kadar özensizlik hukuk açısından acı verici

-Meslek hayatım boyunca yazdığım hiçbir yorum, makale ya da sosyal paylaşım hakkında suçlama olmadı.
-Daima üç temel değeri savundum: Daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok adalet.
-Ne yazık ki biz burada gazeteciliği savunuyoruz, ama beğenmeseniz de eleştirseniz de gazetecilik suç değil.
-Bu davalar açılırken, bu iddianameler hazırlanırken, bu kadar özensizlik hukuk açısından acı verici.
-Suçlamalara bakınca, 12-13 kişiyle telefon konuşması, çok sayıda denen yurtdışı gezileri ve 7 ay çalıştığım Taraf gazetesi var.
-Taraf gazetesine 16 Temmuz 2008’de girdim. 7 ay sonra Şubat ayında bir yazım yalanlandığı için aynı gün istifa ettim.
-Bank Asya’da adıma açılan hesaptan hiç bilgim olmadı. Benim tarafımdan açılmadı. Zaten hesapta hiçbir hareket de olmamış.
-Bank Asya’da adıma açılan hesaptan haberim olmadığı için kapatmam da mümkün değildi.
-Eğer eleştirmek suçsa, suçlanabilirim, tartışılır. Ama ben 13 kişiyle yaptığım görüşmeler nedeniyle 2 müebbetle yargılanıyorum.

Erkan Acar: Bu mali hesaplamayı yapan kişiye hakkımı helal etmiyorum

-22 yıllık gazeteciyim, iki kitabım var. Habercilik dışında herhangi bir faaliyetim olmadı.
-Özgür Düşünce için iddianamede terör örgütü yayın organı deniliyor. Ben bunu hiç hissetmedim ki. Çünkü yasal bir kuruluştu.
-Hatta darbeden birkaç ay önce şimdiki Başbakanımız Binali Yıldırım Ankara’daki muhabirlerimizi kahvaltıya davet etmişti.
-Bank Asya hesabındaki her hareket alt alta konularak toplanmış. Anne babama bile anlatamadım; annem 1 trilyonun varmış diyor.
-Bu mali hesaplamayı yapan kişiye hakkımı helal etmiyorum. Bu yüzden aylardır cezaevindeyim.
-Ekrem Dumanlı Zaman’da yöneticimdi. Benim yasal bildiğim bir kişiydi. FETÖ basın imamı yardımcısıymış filan bilmiyorum ki.
-Üstelik Ekrem Dumanlı Başbakanımızın uçağında onunla, bakanlarla yan yanaydı. Çalıştığım sürede görüşmelerim tamamen iş içindir.

Atilla Taş: Jandarma ellerime kelepçe vururken ağlıyordu

-En ufak bir suçum olsa ayakta duramaz canıma kıyardım. Şarkılarınla büyüdük diyen jandarma ellerime kelepçe vururken ağlıyordu.
-Attığı tweet yüzünden cezaevinde yatan bir Allah’ın kulu yok diyorlar. Ben Zeus’un kulu muyum ki attığım tweetle suçlanıyorum?

Ali Akkuş: ByLock kullanıcısı değilim

-ByLock kullanıcısı değilim. Yeni iddianamede 5 ByLock kullanıcısı ile görüştüğüm iddia ediliyor.
-Konuştuğum kişilerin telefonlarında ByLock olduğunu bilmem mümkün değildir.
-Konuştuğum ByLock kullanıcısı kişilerden 4’ü çalışma arkadaşlarım. Birinin ise köylümüz olduğunu babamdan öğrendim, tanımıyorum.
-Hakkımda önceki davadan farklı bir iddia yok. Aynı konuda 2. kez yargılama yapılamayacağından bu davanın reddini talep ediyorum.

Yetkin Yıldız: Gazeteci mesleği gereği herkesle görüşür

-Elimde iki iddianame var. Bu iki iddianamenin aynı olduğunu görüyorum.
-Aynı suçlamayla bir taraftan örgüt üyeliği ile bir taraftan darbe ile yargılanıyorum.
-Hakkımda yurtdışına çıkış iddiaları var. Benim pasaportum bile yok, hayatımda hiç yurtdışına çıkmadım.
-Gazeteci mesleği gereği herkesle görüşür. Bu nedenle bir gazeteciye bunları sormak garip.

Serbest kalmış, yeniden tutuklanmışlardı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Gülen hareketinin medya yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve 8 ay sonra tahliye kararı verilen 29 gazeteciden 21’i hakkında yeniden gözaltı kararı çıkarılmış, tahliye edilmeyen gazetecilerden 13’ü ise darbeye teşebbüsle suçlanmıştı.