Ana sayfa Manşet Trump’ın Türkiye balayı erken sona erdi

Trump’ın Türkiye balayı erken sona erdi

PAYLAŞ

Donald Trump’ın ABD Başkanlık seçimini kazanmasının ardından Türkiye’deki politik hava bir anda değişti. Türk toplumunun ortak bir zeminde buluştuğu konular kısıtlı olsa da, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump’ın birlikte iyi işler yapacağına olan inanç arttı.

Tespit, Politico’dan Gazeteci Zia Weise’ye ait. ABD merkezli haber sitesi Politico’da yer alan makalesinde Weise, Trump ile balayının erken bittiği görüşünde. Makalede ayrıca, Trump’ın Beyaz Saray’a çıkışının üzerinden bir hafta geçtikten sonra Erdoğan ve destekçilerinin hayal kırıklığına uğradığının altı çizildi.

Weise imzalı makale şöyle devam ediyor:

Trump’ın seçilmesinin ardından, Erdoğan tebriklerini iletti ve Obama yönetiminde yavaşlayan ilişkileri iyileştirmek için umut beslemeye başladı. Fakat bu arada Trump’ın İslam karşıtı söylemleri ve konuşmaları devam ediyordu. Bunlar olurken Trump vaat vermeye devam ediyordu ve balayının da erkenden sonuna yaklaşılıyordu. Erdoğan, ‘Trump’ın Ortadoğu’yla ilgili sözlerini bekliyoruz’ demişti. Bir hafta sonra da ‘Kulağımıza Ortadoğu ile ilgili bazı rahatsız edici sözler geliyor’ dedi.

Hemen ardından Trump’ın 7 Müslüman ülkeye yönelik uygulanacak olan vize yasağını kapsayan kararnamenin çıkmasının ardından Türk bakanlar da derhal kararı eleştirdi.

Kısa süren balayı

Trump, kampanya sürecinde Müslüman karşıtı sözler söylerken, Erdoğan da Trump’ın adının İstanbul’daki Trump Tower’dan kaldırılacağını açıklamıştı. Kampanya sürecinde Türk hükümeti Trump’a desteğinden çok Hillary Clinton’a karşıydı. Demokrat aday Hillary’nin ekibi Ankara’nın karşı çıktığı YPG’yi destekliyordu. Türk tarafı ise YPG ile PKK’nin bağlantılı olduğunu savunuyordu.

Bütün bunların üstünde, Fethullah Gülen’in takipçilerinin Clinton’ın kampanyasına destek olduğu iddia edildi. Erdoğan ise darbe girişiminin arkasında bu grubun olduğunu sanık olarak sundu. Bunun ardından Gülen’in on binlerce takipçisi tutuklandı.

Gülen ve Suriyeli Kürtlere destek iddiaları iki ülke arasındaki ilişkilerin Obama yönetimi döneminde ‘tadının kaçmasına’ neden oldu. Birçok Türk bakanın Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesini istemesine rağmen Washington yönetiminin bu çağrıya kulağının üstüne yatması bardağı taşıran son damla oldu.

Türk bakanlar Trump’ın başkan seçilmesinin ardından bu başarısını alkışlamaya başladılar. Hatta hükümete yakın medya Trump’a yığınla övgü yağdırdı. Burada bariz bir ‘başkasının üzüntüsüne sevinme, onun başarısızlığına oh deme’ vardı. Bu da Cumhuriyetçi bir adayın medyaya karşı başarısıydı. Hatta Bekir Bozdağ, ‘Bu, Amerikan halkının maniplasyona karşı başarısıdır’ dedi.

Erdoğan, Trump karşıtı gösterileri de ‘demokrasiye karşı saygısızlık’ diye tanımladı. Hatta Trump’ın CNN muhabirine bağırmasını da övdü. Bu durum da Erdoğan, onu ‘kendi yerine koydu. Bu arada Türkiye’nin, en fazla gazeteciyi hapse tıkan ülke olduğunu da unutmamak lazım.

Binali Yıldırım ve diğer bakanlar YPG’ye silah yardımı yapılması utancına bir son verilmesini umdular. Ancak Trump’ın seçtiği Rex Tillerson, YPG’yi IŞİD’e karşı batının en harika müttefiki olarak tanımladı.

Sonuç olarak Trump’ın, Türkiye’yle olan ilişkileri daha da kötüleştireceğe benziyor. Kendisinin atadığı CIA’in yeni direktörü Mike Pompeo, sildiği tweetinde Türkiye’yi ‘totaliter İslamcı Diktatörlük’ olarak tanımladı. Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn de darbe girişiminin yapıldığı gece Erdoğan’ı devirmeye çalışanları alkışlayanlar arasındaydı.

Ayrıca, muhafazakar parti destekçisi yazarlar, ABD’nin İsraail’deki Tel Aviv Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması gündeme geldiğinde kudurmuş gibi, çileden çıktılar.

Brookings Enstitüsünden Kemal Kirişçi ise ‘Obama, Müslümanların hisleri konusunda oldukça hassastı. Trump ise İslam’ı terörizmle eşit tutuyor’ diyor. Ve şunu söylüyor: ‘Türkiye, Obamayı özleyecek.’