Ana sayfa Gündem Uluslararası Kriz Grubu: IŞİD’e katılan Türkiye vatandaşları büyük şehirlerde izlerini kaybettirdi

Uluslararası Kriz Grubu: IŞİD’e katılan Türkiye vatandaşları büyük şehirlerde izlerini kaybettirdi

PAYLAŞ

Binlerce Türkiye vatandaşının Suriye ve Irak’ta IŞİD’e katılıp ülkeye geri döndüğüne dair rapor yayımlayan Uluslararası Kriz Grubu (ICG), bunların çoğunun akıbetinin bilinmediğine ve yüzlercesinin de yakında hapisten çıkacağına dikkat çekti. ICG, yeniden örgütlenme tehlikesine karşı ciddi sosyal rehabilitasyon programları tavsiye etti.

Brüksel merkezli ICG, ‘IŞİD’e Katılıp Dönen Türkiye Vatandaşları: Mevcut Yaklaşımları Geliştirmek’ başlıklı raporunda, “Binlerce Türkiye vatandaşı Suriye ve Irak’ta IŞİD’e katılıp ülkeye geri döndü” vurgusunu yaptı.

“Erken dönemde dönüş yapanlar güvenlik takibine girmemiştir”

2014 ve 2017 arasında Türkiye topraklarında 300’e yakın sivilin ölümüyle sonuçlanan IŞİD saldırılarının faillerinin de dönenler arasında olduğunu belirten raporda şöyle denildi: “Yetkililerin terörle mücadele çabalarını yoğunlaştırmasıyla birlikte, geri dönenlerin bir kısmı sıkı gözetim altına alındı. Bazıları hakkında yasal takibat başlatıldı ve hapse atıldılar. Ancak, erken dönemde dönüş yapanların güvenlik takibine girmemiş olma ihtimali yüksek.”

Türkiye’nin büyük şehirlerinde izlerini kaybettirdiler

Sputnik’in haberine göre; raporda şu ifadelere yer verildi: “IŞİD’e katılan Türkiye vatandaşlarının profilleri, motivasyonları gibi büyük çeşitlilik gösterdi. Katılanlar arasında yeni üyelerin devşirilmesinde kilit rol oynayan bazı deneyimli militanlar; katı İslami kurallar altında bir yaşam beklentisinin cazibesine kapılan bir kesim; 35 yıldan uzun süredir devlet güvenlik güçleriyle çatışma halinde olan ve Türkiye, AB ve ABD’nin terör örgütü olarak tanıdığı Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ve Suriye’de kendisiyle bağlantılı Halk Koruma Birlikleri’ne (YPG) karşı seferber olan İslamcı Kürtler; ve şan şöhret, servet veya adi suçlardan/uyuşturucudan “arınma” arayışında olan savunmasız gençler bulunmaktaydı.

Çevreleri veya ailelerince dışlananların bir bölümü ise Türkiye’nin büyük şehirlerinde izlerini kaybettirdi.”

Üye devşirme çalışmalarına kayıtsız kalındı
Önce diğer ülkeler gibi IŞİD’e katılıp geri dönenlerin oluşturabileceği tehdidin yeterince ciddiye alınmadığı Türkiye’de örgütün 2014-2015 yıllarında yeni üye devşirme çalışmalarına büyük ölçüde kayıtsız kalındığını aktaran rapor, bu algının 2016’da, özellikle de IŞİD’in Gaziantep il merkezindeki bir polis karakoluna Mayıs 2016 tarihinde gerçekleştirdiği saldırıdan sonra değişmeye başladığını, bu saldırının 2014 ve 2017 arasında gerçekleştirilen ve yüzlerce sivilin hayatına mal olan 16 IŞİD saldırısından biri, ancak devlet kurumlarının hedef alındığı ilk saldırı olduğunu, Türkiye sınırları içerisindeki son IŞİD saldırısının 1 Ocak 2017’de bir gece kulübünde gerçekleşip 39 kişinin ölümüyle sonuçlandığını sıralayarak ekledi: “Güvenlik birimleri o tarihten sonra takip, gözaltılar ve daha sıkı sınır güvenliği yoluyla IŞİD’in eylem alanını daraltmayı başardı ve saldırı girişimlerini engelledi. Ancak, Türk yetkililerinin de kabul ettiği üzere tehdit tamamen ortadan kalkmadı. Uygulanan bazı politikalar, IŞİD’e katılıp geri dönenlerin ve mevcut şebekelerinin daha fazla yeraltına inmesine yol açmış olabilir. Gözden kaçan birkaç kişinin bile yeni üye devşirmesi, finansman sağlaması veya yeni saldırılar planlaması ciddi bir tehlikeye dönüşebilir.”

Türkiye’den 9 bine yakın kişi IŞİD’e katıldı

Açık kaynaklardan toplanan verilere göre Türkiye’de 5000-9000 arasında kişinin IŞID’in kontrolundaki bölgelerde yaşamak için ülkeden ayrıldığı, Türkiye’nin IŞİD’in en fazla üye devşirdiği ülkelerden biri olduğunu hatırlatan raporda, dönenler arasında yargılananların genelde terör örgütüne üyelik suçundan 3-4 yıl hapis yattığı ve daha sonra serbest kaldığı belirtildi.

IŞİD tehdidinin ortadan kaldırılabilmesi için IŞİD, PKK, FETÖ ve aşırı solcu militan grupları ayırt edecek yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini, zira bunların tek bir kefeye koyulmasının politikalarda karmaşaya yol açtığını telkin eden rapor, aşırı yük altında zorlanan hakim ve savcılara, dönen ve üye devşiren IŞİD’lilere isnat edilen suçların etkin şekilde soruşturulabilmesi için kaynak sağlanmasını ve salıverilme kararlarının daha sağlıklı verilebilmesi için cezaevi yetkilileriyle diğer birimler arasında bilgi akışının geliştirilmesini, militan gruplara yönelebileceği düşünülen gençlerin de sosyal faaliyetlere yönlendirilmesi veya iş bulmaları için destek sağlanması tavsiyesinde tavsiye etti.