Connect with us

Para

Veriler Erdoğan’ı yalanladı: “Türkiye hâlâ orta gelir grubunda”

Published

on

Erdoğan, OECD raporunda Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler sınıfına geçtiğini söylemişti

Doğruluk Payı sitesi, yaptığı bir araştırma ile OECD raporuna göre Türkiye’nin “orta gelirli ülkeler” sınıfından “yüksek gelirli ülkeler” sınıfına geçtiğine dair haberlerin gerçeklik payı olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 26 Aralık Salı günü “Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli”nin açılışına video konferans yoluyla katıldı. Bu video konferansta Türkiye’nin ekonomik durumuna da atıfta bulunmuştu.

Doğruluk Payı’nın yaptığı araştırma şöyle:

Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında orta gelirli ülkeler statüsünden, yüksek gelirli ülkeler statüsüne çıktığı iddiası aslında ilk olarak Cumhurbaşkanı’ndan gelmedi. OECD’nin Aralık 2016’da yayımladığı “Küresel Kalkınma Perspektifleri 2017” raporunu kaynak alarak, iki gün önce yani 25 Aralık 2016’da, Türkiye’nin bu statü değişimini haber yapan Sabah Gazetesi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilgili iddiası ise 26 Aralık tarihinde geldi.

Peki İddia Doğru mu?

Önce Sabah Gazetesi’nin, ardından ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeme taşıdığı bu iddiayı incelemek için birincil kaynağa, yani OECD’nin “Küresel Kalkınma Perspektifleri 2017” raporuna başvurduk. 275 sayfalık raporda gelir durumlarına göre ülke kategorileri yer almakta ve bunların nasıl oluşturulduğu da açıklanmakta. Ancak raporda Türkiye’nin yüksek gelir grubu ülkeleri arasında geçtiğine dair bir ifade yok. Türkiye’nin yeri, tıpkı geçen senelerde olduğu gibi “orta gelir” grubu olarak görünüyor. Daha spesifik olmak gerekirse ise, Türkiye yüksek gelirli ülkeler arasına çıkabilmiş değil, “yüksek ve sürekli büyüyen ülkeler” arasındaki yerini koruyor.

Raporun içeriğindeki önemli bir diğer bilgi ise, Türkiye’nin 1990’dan 2014’e kadar OECD ülkelerinin ortalama gelir seviyesine %10 puan civarında daha fazla yaklaştığı ama buna rağmen hala OECD ortalamasının %40 altında kaldığı vurgusu.

Peki Ama Bu Haber ve İddia Nereden Kaynaklanıyor?

Cumhurbaşkanı’nın iddiasına ve Sabah Gazetesi’nin haberine konu olan kısım ise, OECD raporunun yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor gibi. Raporun sonlarına doğru dört farklı 2030 senaryosu kurgulanıyor ve bu senaryolardan ikincisinde 2015 yılında orta gelir grubunda bulunan Türkiye, Çin, Kolombiya, Kosta Rika, Endonezya, Kazakistan, Meksika ve Güney Afrika’nın, 2030 yılında yüksek gelir grubuna geçeceği söyleniyor. Ancak bu bir kurgu/senaryo. Bu senaryoyu daha etkileyici kılmak için raporda şimdiki zaman kipi kullanıldığından, Türkiye’nin içinde bulunduğumuz zaman diliminde bu sıçramayı yaptığı sanılmış.

Sonuç olarak, tüm kaynaklar ve verilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasında ve Sabah Gazetesi’nin haberinde doğruluk payı bulunmamaktadır. Türkiye, OECD içinde hala orta gelir grubu ülkelerinden bir tanesidir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Editörden

Bakan Zeybekci’den Moody’s ve AB’ye: Ne halt edersen et umurumuzda değil

Published

on

By

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli’de düzenlenen Türk Eximbank’ın strateji, değerlendirme ve eğitim toplantısında, Türkiye’nin kredi notunu düşüren uluslararası derecelendirme kuruluşu olan Moody’s‘e yüklendi. “Neye göre düşürdün, hangi kriteri dikkate aldın?” diyen Bakan Zeybekci, “Ne halt edersen et umurumuzda da değil. Senin kastını biz gayet iyi biliyoruz, niyetini de biliyoruz. Fırsat bu fırsat deyip, Türkiye üzerindeki kredi ve finans maliyetlerini artırma gayretlerinden başka bir şey değildir. Bu bir tefeci mantığıdır” dedi.

Karahayıt Mahallesi’nde bir otelde düzenlenen Türk Eximbank’ın strateji, değerlendirme ve eğitim toplantısına Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile Denizli Valisi Hasan Karahan, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Osman Zolan, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım ve Türk Eximbank çalışanları katıldı.

‘AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAM ÜYELİK UMURUMUZDA DEĞİL’

Toplantının açılışında konuşan Bakan Zeybekci, dünyanın en hızlı büyüyen ülkesinin Türkiye olduğunu söyledi. Bakan Zeybekci, “Her türlü sağına soluna kulp takabilirler ama kendi ağızlarıyla bazen itiraf etmek zorunda kalıyorlar. Aralık ayında IMF’nin raporunda satın alma gücü paritesine göre 26 bin 500 dolarlık kişi başına düşen milli geliriyle dünyanın 13’üncü büyük ekonomisinin Eximbank’asıyız. Avrupa’nın 5’inci büyük ülkesinin Eximbank’asıyız. Hedef olarak mutlaka dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi, Avrupa’nın da ilk 3 büyük ekonomisinden biri olacağız. Hedef olarak, ‘Avrupa Avrupa’ dediğimiz zaman da birileri şöyle sanıyor: ‘Bunların işi gücü yok, bunlar illaki Avrupa Birliği’ne ölüp tutuşuyorlar, Avrupa Birliğine illaki girmek istiyorlar.’ Yok böyle bir derdimiz bizim. Bizim derdimiz başka. Atatürk muasır medeniyet dediğinde Avrupa Birliği yoktu daha, hayali bile yoktu. Birbirlerini boğazlamakla meşguldüler. Biz evrensel standartlardaki ülkemizi refah seviyesine, insan hakları, özgürlükler, çevre hassasiyetleri, sağlık, teknoloji, bilim standartlarına çıkarmak için kendimize hedef olarak gördük. Biz o hedefe ulaştığımızda, bizim için bunun enstrümanlarından biri de Avrupa Birliğine tam üyelik süreci, yani bu kaldıracı kullanmak gibi de menfaatimize olabilir, bunu kendimize stratejik hedef olarak görüyoruz. Biz o hedefe ulaştığımızda Avrupa Birliği’ne tam üye olup olmamak bizim işimiz değil, açıkça söylüyorum umurumuzda da değil. O, o günün Türkiye’sinin vereceği bir karardır, tam üye olup olmamakla ilgili. Buna ne onlar karar verebilir, ne de biz karar verebiliriz. Ama hedefimiz, o hedefe ulaşmak. Onun içindir zaten bütün yolculuğumuz” diye konuştu.

‘BUNLARINKİ TEFECİ MANTIĞI’

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu ‘Ba1’den ‘Ba2’ye düşürmesine tepki gösteren Zeybekci, şunları söyledi:

“Yine geçen hafta bir kredi derecelendirme kuruluşunun Türkiye’yle ilgili not düşürmesi… Neye göre düşürdün, hangi kriteri dikkate aldın? Avrupa Birliği’nin toplam geri dönmeyen kredi hacmi 1.2 trilyon dolar. AB üyesi ülkelerden birinde geri dönmeyen kredilerin milli gelire oranı yüzde 60’ın üzerinde. Bizimki yüzde 3 bile değil. Türkiye’nin notunu düşürüyor, onunkini artırıyor. Ne halt edersen et umurumuzda da değil. Senin kastını biz gayet iyi biliyoruz, niyetini de biliyoruz. Fırsat bu fırsat deyip, Türkiye üzerindeki kredi ve finans maliyetlerini artırma gayretlerinden başka bir şey değildir. Bu bir tefeci mantığıdır. Ne kadar itibarının olduğunu da gösterdi millet. Öyle bir karar açıkladın, ardından ekonomi ve finans piyasalarının sana verdiği tepki sıfır. Sana verdiği itibar sıfır. Bunları bileceğiz, mesafemizi koruyacağız. İlişkilerimiz menfaat ilişkisi olacak. Bunları asla dikkate almayacağız. 29 Mart’ta Türkiye’nin büyüme rakamları açıklanacak. Söylüyoruz: 2017 yılında 2016 yılına göre verdiğimiz yatırım teşvik belgeleri yüzde 81 rakamsal olarak arttı, 175 milyar lira. Bunlar 2018’de yatırıma dönüşecek. Belgesini vermediğimiz 100 milyar liralık yatırımcı bekliyor. 2018 yılında dolar bazında 100 milyarlık özel ve reel sektör yatırımı olacak. Yatırımların büyümeye katkısından dolayı 2018 yılında Türkiye’nin büyüme performansı 2017 gibi yüksek olacak diyoruz. 2018 yılıyla ilgili beklentilerimiz ve ihracatın artması, üretimin de büyümeye etkileri yüksek gelecek ve bunlar yine mahcup olacaklar.”

Continue Reading

Editörden

Goldman Sachs uyardı: Türkiye, aşırı ısınma belirtileri göstermeye devam ediyor

Published

on

By

Türk Lirası’nda son dönemde gözlemlenen istikrarın devam etmeyebileceği uyarısında bulunan Goldman Sachs analistleri, Türkiye’nin aşırı ısınan ekonomiye dair klasik belirtiler göstermeye devam ettiğini söyledi.

Dünya gazetesinin haberine göre, aralarında Mark Ozerov‘un da bulunduğu Goldman Sachs analistleri, müşterilere gönderdikleri notta, Türkiye’de faiz oranlarının cari açık ve enflasyonu kontrol altına almak için çok düşük olduğuna dikkat çekti.

Analistler, büyümedeki yavaşlamaya faizlerdeki artışın eşlik etmesinin beklendiğini, bunun TL üzerindeki baskıyı artıracağını ve Merkez Bankası‘nın harekete geçmesi gerekeceğini belirtti.

Ozerov, “Türkiye, çift haneli enflasyon ve kötüye giden dış dengeyle beraber, aşırı ısınan ekonomiye dair klasik belirtiler göstermeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Çok Okunanlar