Ana sayfa Editörden Yavuz Baydar: Bu kadar general bir kumpasın içinde olacak, ve bunu ne...

Yavuz Baydar: Bu kadar general bir kumpasın içinde olacak, ve bunu ne üstleri, ne de MİT bilecek

PAYLAŞ

15 Temmuz darbe girişimi gecesinde ne olduğunun hala tam olarak bilinmediğini söyleyen artıgerçek yazarı Yavuz Baydar, Saray ve AKP iktidarının ortada gazeteci bırakmadığı için bu konuların haber yapılamadığını söyledi.

167 generalin tutuklu olduğunu hatırlatan Baydar, iktidarın 10 aydır pompaladığı iddialara göre ordunun tepesinin yarısının Gülen Cemaati mensubu olduğunu söyledi. İktidarın ve iktidar yanlısı medyanın servis ettiği darbe senaryolarındaki çelişkilere de dikkat çeken Baydar, “150 veya 167, her neyse, bu kadar general bir kumpasın içinde olacak, ve bunu ne üstleri, ne de MİT bilecek.” yorumunu yaptı.

Baydar’ın yazısı şöyle:

Adalet Bakanlığı verilerine göre, 154.694 kişa hakkında ‘işlem’ yapılmış. Bunların 50.136’sı tutuklu. Tutuklananlar arasında 6.982 TSK mensubu subay ve asker var. Bunların 167’si general. 167 general!

Genelkurmay’ın 1 Nisan 2016 tarihli personel dökümüne göre, TSK’daki toplam general ve amiral sayısı 356. Bu, ordunun emir-komuta zincirinin tepe noktasındaki kurmay subayların yüzde 47’sinin hapiste bulunması demek. Bunlara, çeşitli NATO ülkelerinden siyasi sığınma hakkı istemiş generalleri de ekleyin. Yani, TSK ‘çatı’sının yarısı ‘şüpheli’ tanımlamasıyla içerde veya ‘aranıyor’ durumda. Yani, kısmi felç geçirmiş – veya geçirtilmiş – en köklü Cumhuriyet kurumundan söz ediyoruz.

Bu hazin manzarayı, 15 Temmuz’un püskürttüğü kapkalın bir sis tabakası kaplı tutuyor. Sonrasında ne olduğunu biliyoruz, ama o gece ne oldu, ne ne zaman nasıl ve neden başladı ve gelişti soruları hala masada.

Bir gazeteci için bundan daha heyecan verici bir hikaye olamaz. Ama Saray ve AKP iktidarı, çevresine doluşan taktisyen fırsatçı kesimle işbirliği halinde ortalıkta gazeteci bırakmadığı, ortada kalanlar da tir tir titrediği için haber yapılmıyor ve bu konuda halk bilgilendirilmiyor.

Dışarda konuşmaya hazır ‘aranan’ generaller var; ama nedense bu önemli tanıklarla sadece bazı Batı haber kuruluşları mülakat yapıyor. Türkiye’deki medya kuruluşları artık hiçbir şeyi merak etmiyor, sormuyor, ilgilenmiyor. Haberler uçağa iliştirilmiş haberci kılıklı stenografların Cumhurbakanı’ndan aldığı beyanatlarla veya iktidarın hiçbir editoryal süzgeçten geçmeden yayınlanan iddialarıyla sınırlı.

167 general.
İktidarın 10 aydır pompaladığı iddialar doğruysa, Ordu tepesinin yarısı Gülen Cemaati mensubu.
Mantık bu.
İnanmamız istenen de bu.
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, 2017 bütçesi görüşülürken geçen Kasım ayında yaptığı konuşmada şöyle demişti:
“150 general darbeye teşebbüs eder de karargâh nasıl bilmez? Bunu A Genelkurmay başkanına, B Genelkurmay başkanına fatura edip işin içinden çıkamayız!”
Geldi geçti o sözler.
Bakan 150 generali birden, düpedüz darbecilikle suçluyordu.
Ve, dolaylı olarak Genelkurmay’ın en yetkili kişilerini, Org Hulusi Akar’ı, Org Yaşar Güler’i ve kuvvet komutanlarını sorumlu ilan ediyordu.
150 veya 167, her neyse, bu kadar general bir kumpasın içinde olacak, ve bunu ne üstleri, ne de MİT bilecek.
Ya da, hadi hepsi demeyelim, NATO ittifakı içinde bu kadar kalın bir gövdenin varlığını kimse farketmeyecek ve NATO askeri kaynaklarının Gülen’den hazzetmeyen kesimleri bunu medyaya bunca yıldır sızdırmayacak.

Yazının tamamı için…