Ana sayfa Öne Çıkanlar “Yeni Ayanasa modeli cuntanın Anayasası’ndan bile geride”

“Yeni Ayanasa modeli cuntanın Anayasası’ndan bile geride”

PAYLAŞ

Yeni Şafak Yazarı Ali Bayramoğlu Anayasa değişiklik teklifini Al Monitor için değerlendirdi. Bayramoğlu, taslağın mevcut haliyle diğer Türk anayasalarından, askeri cuntanın 1982 Anayasası’ndan bile geri bir noktada bulunduğunu söyledi.

Bayramoğlu’nun yazısı şöyle:

Anayasa taslağı parlamentoda AKP ile fiili ortağı MHP’nin oylarıyla yüzde 60 barajını (330 milletvekili) geçerek referanduma sunulma imkanına kavuştu. Anayasa, Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrası en geç iki ay içinde referanduma gidilmesini öngörüyor. Bu da en geç nisanın üçüncü haftasında Türkiye seçmenin sandık başına gidecek olması demek.

Anayasa taslağı temel olarak bir sistem değişikliğini, parlamenter yapıdan başkanlık düzenine geçişi öngörüyor. Ancak yakından bakıldığı zaman, önerilenin bundan daha fazlası olduğu ortada. Tasarı Türkiye’yi kuvvetler ayrılığı, güçler arası denge ve fren mekanizmaları gibi çoğulcu demokratik hukuk devleti ilkelerinden uzaklaştıran, çoğunlukçu otoriter bir yapıya doğru sürükleyen bir geçişin tüm unsurlarını içeriyor.

Erdoğan’ın eğilimleri doğrultusunda hazırlanan, gücü tek kişinin elinde toplayan, iktidar partisi ve devlet gücünü iç içe sokan, en nihayet “evet ya da hayır” şıklarına sıkışan bir plebisitle kabul ettirilmeye çalışılacak olan bu model, bu şekliyle diğer Türk anayasalarından, askeri cuntanın 1982 Anayasası’ndan bile geri bir noktada bulunuyor.

Bu mercekten bakıldığında ülkenin, 94 yıllık cumhuriyetin, demokrasi ve anayasa tarihinin en keskin virajlarından birisine yaklaştığını söylemek abartılı olmaz.

Başkanlık sisteminin onaylanması halinde aralanacak olan, sadece itaatkâr toplum-otoriter siyaset düzeni kapısı değildir. Aynı zamanda muhafazakâr kimlik değerlerine dayalı yeni bir kurumsal yapılanmanın da önü açılmış olacaktır. Onay ayrıca, 14 yıldır Türkiye’yi yöneten Erdoğan’a bugünden itibaren 12 yıl daha (2019 itibarıyla beş yıl üzerinden iki kez daha seçilme şansı vererek) 2029’a kadar ülke siyasetine hâkim olma ve bu kurumlaşmayı tamamlama imkanını sunmaktadır. Böyle bir ihtimalin Türkiye’yi tek adam rejimine taşıyacağına şüphe yoktur.

Yazını tamamı için…