Ana sayfa Politika Yüksekdağ: Hapishane duvarlarını engel olarak görmüyoruz

Yüksekdağ: Hapishane duvarlarını engel olarak görmüyoruz

PAYLAŞ

Figen Yüksekdağ, mesajında şunları kaydetti:

‘HAPİSHANE DUVARLARINI ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZDE ENGEL OLARAK GÖRMÜYORUZ’

“Ne yazık ki mahpusluk ve ağır hukuksuzluk koşullarından dolayı aranızda olamıyoruz. Ama bu durum dayanışmamızda, hep birlikte düşünmemize, hissetmemize mani değil. Bu zamana kadar hiçbir sınırı, engeli, barajı tanımayan bizler, hapishane duvarlarını da hak, hukuk, özgürlük mücadelemizde bir engel olarak görmüyoruz. Aksine tam da bu koşullarda ve bu koşullara karşı mücadeleyi yükseltme bilinci bize ışık tutuyor.

Sizlerle mücadelemizin en zor koşullarında birlikte çalıştık. Birçoğunuzla bu zorlukların en ağır aşamalarında, gözaltında, hapishanede, demokratik direniş alanlarında tanıştık. Bu ağır koşulları birlikte göğüslediğiniz, özellikle de son siyasi soykırım saldırıları karşısında gösterdiğiniz dirayet, emek ve sahiplenme için şahsım ve partim adına sonsuz teşekkürler. Elbette gösterdiğiniz emek ve sahiplenme ve her şeyden önce adalet ve hukuk mücadelesi alanında, yine sizler tarafından yükseltilen düzeyin bir sonucu. Yani aslında hukuk mücadelesi ve mesleki- demokratik örgütlenme de yaptığınız düzey için teşekkür etmeliyiz daha çok.

Her ne kadar bütün demokratik kurumsallaşma alanımız kapatılma, yasaklama, baskılama kuşatma altında olsa da oluşan düzey ve birikimi hiçbir iktidar tasfiye etmeyi geriletmeyi başaramaz. Hukuk ve adalet mücadelesi alanında yaratılan birikime, sürekliliğe, kendini geliştirme gücüne güvenmek için çok sebebimiz var. İşte bunun için sizlere sadece meslek erbabları olarak değil, zor yolların yoldaşları olarak da güveniyoruz.

‘HUKUKUN EN KÖTÜ HALİYLE YÜZ YÜZEYİZ’

Biliyoruz ki, hukuk ne zaman demokratik hak anlamına gelirse, özgürlükleri güvenceleyen, devlete karşı bireyi ve toplumu gözeten bir tanım olursa, o zaman gerçek bir hukuk düzenine ulaşılabilir. Bugün baskıcı, ayrımcı, sömürücü egemenler hukukunun en kötü haliyle yüz yüzeyiz. Egemenlerin bu hukuku dahi tanımadığı bir hukuksuzluk düzeni yaşanıyor. Her şey ilk bakışta berbat ve içinden çıkılmaz görünüyor. Ama bu görüntünün arkasında, yeni bir hukukun doğum sancıları yeni bir yaşam arayışının gittikçe ağırlaşan basıncı var. İşte bu nedenle bu kadar kötü gelişme ortasında umutluyuz. Düzenin ve adına hukuk denen bu garabetin yıkıntıları içinden özgürlüğe emeğe, eşitliğe, adalete ve barışa selam duran yeninin dimdik doğrulacağını biliyoruz. Zorlu ve inişli- çıkışlı tarihsel süreçlerden biri daha yaşanıyor. Direnmeyi ve üretmeyi bilenler bu süreçten çıkacak; gücü çok olanlar, parası çok silahı çok olanlar değil.

Toplumsal- siyasal bir krizin ortasında yaşanan hukuk krizinin sonucu olarak bugün bizler mahpus, sizler avukatımızsınız. Ama pek yakın bir gelecekte hepimiz yeni bir yaşamın, yeni bir hukukun taşlarını döşeyenler olarak anılacağız. Tarihsel önemdeki her bir davamız, yargılanan değil yargılayan, özgürlük ve adalet mücadelesinin hafızasına kazınan varlık ifadesi olacak.

Bu sürece emeğini, birikimini, yeteneğini katan tüm hukukçulara, halkların savunma gücüne yürekten selam ve sevgilerimi iletiyor, kolaylıklar diliyorum. Özgürlük için buluşanlarla, özgür günlerde buluşmak üzere.”