Connect with us

Manşet

Zarrab, itirafçı olmak için ilk talebi ağustos 2016’da yapmış

Published

on

İran’a yönelik yaptırımların ihlali iddiasıyla ABD’de görülen davanın altıncı duruşması başladı. Davanın kilit ismi Reza zarrab beşinci kez hakim karşısında.

Duruşma öncesinde Hakim Berman dünkü duruşmada gündeme gelen Zarrab’ın cezaevindeki konuşmalarına ait ses kayıtları hakkında konuştu. Berman savunma makamını lehinde olan deillerin verilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Hakim ayrıca koruma emri kapsamında yer alan bazı belgelerin yeniden dosyaya eklenerek kamuoyunun erişimine açılması emrini verdi. Dün Zarrab’ın Dubai’den nasıl olmayan ‘buğday’ı ihraç etmiş gibi gösterdiklerini anlatan belge ile Halkbankla yaptığı İran ticaretini gösteren sistem de dahil en az üç belgenin erişime açıldığı öğrenildi.

Zarrab dün hayali gıda ticaretinde yaptığı “iki hatayı” açıklamıştı. Biri de buğday ticareti belgelerinde malın buğdayın yetişmediği Dubai’den geldiğini göstermeleriydi.

Duruşmayı izleyen gazeteci Adam Klasfeld bir delil daha paylaştı. Zarrab’ın ifadesine göre bu, daha önce paylaşılan bir çizelgenin daha ayrıntılı versiyonu. Çizelgedeki tutarların toplamı 5.9 milyar Euro’nun üzerinde.

AVUKATIYLA MESAJLAŞMALARI OKUNDU

Reza Zarrab duruşmada, bazı siyasi bağlantıları olan avukatıyla 2014 yılına ait mesajlaşmaları okuduğunu söyledi. Bu yazışmaların Halkbank ve İran ile yapılan ticaretle ilgili olduğu değerlendiriliyor. Zarrab’ın koruştuğu avakatın adı Mustafa Doğan İnal. Ancak duruşmada bu mesajlara ilişkin soru sorulmadı, bunlar doğrudan delil dosyasına eklendi.

ZARRAB İŞLEDİĞİ SUÇLARDAN 150 MİLYON DOLAR KAZANMIŞ

Atilla’nın avukatı Fleming, duruşmada Zarrab’a işlediği tüö suçlardan kazandığı para miktarını sordu

Soru: Tüm bu suçlardan ne kadar para kazandınız?

Zarrab: Tam olarak hatırlamıyorum.

Soru: Aşağı yukarı ne kadar?

Zarrab: Tam olarak hatırlamıyorum ama 100 milyon dolar olabilir. Belki de 150 milyon dolar.

 

GARDİYANA 45 BİN DOLAR RÜŞVET

Avukat Fleming, Zarrab’a cezaevinde gardiyana nasıl rüşvet verdiğini sordu.

Soru: Gardiyana ne kadar ödediniz?

Zarrab: Yaklaşık 45 bin dolar.

Soru: Parayı gardiyana nasıl ulaştırdınız?

Zarrab: Diğer harcamalarımla birlikte. Türkiye’den para gönderilirken bu tutar da eklendi ve ödemesi yapıldı.

Soru: Kim ödedi? Zarrab: O dönemki avukatım ödedi.

 

ZARRAB, BAŞKALARI İÇİN HAYAT KADINI BULMUŞ

Zarrab Atilla’nın avukatı Katy Fleming’in bir sorusu üzerine ‘ “2013 yılında  başkaları için hayat kadını temin ettiğini” söyledi. Fleming ayrıca duruşmada Zarrab’ın Amerika’daki hapishanede sentetik uyuşturucu kullandığını anlattı. Duruşmada Zarrab’ın itirafçılık anlaşmasına ilişkin bilgiler de hızlı şekilde su yüzüne çıkmaya başladı. Fleming, ABD Savcılığı’nın, Zarrab’ın başkaları için hayat kadını temin etmesini görmezden geldiğini söyledi ve Zarrab’a sordu : “Bu doğru mu?”  Zarrab: Evet, doğru.

 

TAVUK TİCARETİ YAPMAMIŞ!

Duruşmada daha sonra tarafların mutabık kaldığı şartnameler okundu. Çapraz sorguda ilk önce savcı Zarrab’a sorular yöneltti. Bu sorulardan biri de “hiç dondurulmuş tavuk ticareti yaptınız mı?” şeklindeydi. Zarrab bu soruyu “Hiçbir zaman tavuk ticareti yapmadım” diye cevapladı. Zarrab’a bu sorular, İran’a 5.1 milyon euroluk tavuk göğsü satıldığını gösteren belgeler nedeniyle soruldu…

Zarrab, 745 tonluk dondurulmuş tavuk satışından bahsetti. Bu işlem, Zarrab’a ait Royal Denizcilik şirketi adına yapılmış. Bir sonraki işlem ise 5 milyon euro tutarındaki saf zeytin yağı satışı. O da yine Royal Denizcilik aracılığıyla yapılmış.

Savcının Zarrab’a yönettiği sorular bitti. Çaraz sorguda sıra Hakan Atilla’nın avukatına geldi. Avukat Cathy Ann Fleming önce kendisini tanıttı daha sonra Zarrab ile cezaevinde karşılaştıklarını söyledi. Ancak ikili arasında geçen konuşmalardan Zarrab’ın avukatla görüşmek istemediği ve reddettiği anlaşıldı.

‘ATİLLA’YA RÜŞVET ÖDEMEDİM, ONU SEVMİYORDUM’

Zarrab, çapraz sorguda Hakan Atilla’ya hiçbir zaman rüşvet ödemediğini bir kez daha söyledi. Atilla’nın avukatı Fleming, Zarrab’a “Atilla sizi pek beğenmiyordu (değil mi)” sorusunu sorarken, Zarrab, “Bu doğru hanımefendi” dedi.
Duruşmayı izleyen gazeteci Adam Klasfeld, Zarrab’ın çapraz sorguda, “Atilla’dan ben de hoşlanmıyordum ve Süleyman Aslan’a şikayet ettim” dediğini aktardı. Zarrab, “Süleyman Aslan Bey ile daha yakın bir ilişkide olduğumuz doğrudur” dedi.
Çapraz sorgu daha sonra Whatsapp konuşmaları ile devam etti. Fleming, Zarrab’a itirafçı olmaya karar vermeden önce kendi konuşmalarından herhangi birini dinleyip dinlemediğini sordu. Zarrab, “Merakımdan birkaçını açtım ve dinledim” yanıtını verdi.

15 MİLYON DOLARLA SINIRDA DURDURULDU

Hakan Atilla’nın avukatı Fleming, Zarrab’ın şoförünün Rusya’daki işlemlerine ait 15 milyor dolar nakit parayla Türkiye sınırında durdurulduğunu söyledi. Ancak Zarrab bu iddiayı reddetti.

Zarrab, Fleming’in sorusu üzerine İran’a girişinin yasaklandığına dair bir bilgisi olmadığını, ülkeye gitmemesinin nedenininse “hayat tarzı” olduğunu söyledi.

Zarrab çapraz sorguda “yalan söylemenin ABD hapishanesinden çıkmanın en hızlı yöntemi olduğu” şeklindeki sözlerini de kabul etti.

Reza Zarrab, Fleming’in “Türkiye dışında ülkelerde de para transferi ve kara para aklama sistemlerine karıştınız. Bu doğru mu? Sorusuna da “Türkiye dışında da İran ticaretiyle ilgili para transferlerine karıştığım doğrudur” cevabını verdi.

Sorguda, Gana’da 1.5 ton altın yüklü bir uçakla ilgili soru soruldu. Zarrab, kendisi için böyle bir uçak gönderildiğini doğruladı.

Zarrab “Artık hapiste değilsiniz” sorusuna “Doğru, MDC’de (Metropolitan Detention Center) değilim” cevabını verdi.

Zarrab, federal hapishanedeyken yemek yapma imkanı olduğunu söyledi.

‘KEFALETLE SERBEST BIRAKILMAK İÇİN BAŞVURACAĞIM’

Tanık olmayı nasıl kabul ettiğini anlatan Zarrab, “Tutuklandığım zaman, ilk başlarda, kefaletle serbest bırakılmam için başvuru yaptık” dedi. Duşmayı izleyen gazeteci Klasfeld, “Zarrab ve savcılık arasındaki anlaşmanın detayları nihayet geliyor. Zarrab davadan sonraki herhangi bir aşamada yeni bir kefaletle serbest kalma başvurusu yapılabileceğini söyledi” ifadesini kullandı.

Avukat Fleming, Zarrab’ı kefaletle serbest bırakılması için savcılıkla yaptığı anlaşmaya ilişkin sorularla sıkıştırdı.Buna göre karşılıklı soru ve cevaplar şöyle:
Soru: Bundan sonra hiçbir suç işlememeniz gerekecek.
Yanıt: Evet.
Soru: Bunun karşılığında işlediğiniz tüm suçları itiraf edecek, ABD hükümetine yardım edeceksiniz. Ama anlaşmanıza göre bundan çok daha fazlasını yapmanız gerekecek. Soruşturmaya “diğerleriyle” ilgili somut bilgilerle destek vermeniz gerekecek. Size yıllarca hapiste yatabileceğiniz söylendi. Doğru mu?
Yanıt: Evet hanımefendi, doğru.

ZARRAB GİULİANİ VE MUKASEY’İ ‘SİYASİ ARACI’ OLARAK KULLANDIĞINI KABUL ETTİ

Avukat Fleming, Zarrab’a, “Avukatlarınız siyasi aracıları kullanarak bırakılmanızı garantilemeye çalıştı mı? Yani Rudy Giuliani ve Michael Mukasey’i?” dile sordu. Zarrab bunu “Hukuka uygun olarak, bazı çabalarda bulundukları doğru” diye cevapladı. Bu diyaloğun ardından avukat, Giuliani ve Mukasey üzerinden “kendini sağlama alma” çabalarının başarısız olması sonucu Zarrab’ın “öfkelendiğini” savundu. Ancak Zarrab kimseye kırgınlığı olmadığını söyledi.

Reza Zarrab’ın avukatlarından birisi, eski New York Belediye Başkanı ve ABD Başkanı Trump’ın seçim kampanyasındaki önemli destekçilerinden Rudy Giuliani, diğeri ise ABD’nin eski Adalet Bakanı Michael Mukasey’di.

Zarrab, ABD işbirliğini kabul ettikten sonra, neredeyse her gün ABD Savcılığı veya FBI’dan yetkililerle görüştüğünü söyledi. Bu sayının Ağustos 2016’dan bu yana toplamda 35’ten fazla olduğu sanılıyor.

ERDOĞAN İLE GİZLİ GÖRÜŞME YAPMIŞLARDI

Çapraz sorgusunda Zarrab’ın siyasi bağlantıları nedeniyle tuttuğunu söylediği avukatları Rudy Giuliani ve Michael Mukasey’in adları, dava sürecinde en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları gizli görüşmeyle gündeme geldi.

Giuliani Türkiye’deki temasları sırasında Erdoğan’la da görüştüğünü söyleyerek, uzlaşı için zemin arayışında olduğunu belirtmişti.

Giuliani ve Mukasey’in Zarrab’ın avukatlığını yapmasının çıkar çatışmasına da yol açacağı başsavcılık tarafından gündeme getirilmişti.

Mukasey’in sahibi olduğu hukuk danışmanlığı şirketi, Zarrab’ın faaliyetleri nedeniyle mağdur olduğu iddia edilen sekiz ABD bankasını temsil ediyordu.Giuliani’nin hukuk şirketi Greenberg Traurig’in ise Türkiye adına lobi faaliyetleri yürüttüğü vurgulanıyordu.

Ancak yargıç Berman, iki avukatın Zarrab’ı temsil edebileceğini, çıkar çatışmasına yol açabilecek konuların ise yakından gözlenmesi gerektiğini söylemişti.

‘ZARRAB İŞBİRLİĞİ TEKLİFİNİ ATİLLA’NIN TUTUKLANMASINDAN ÖNCE YAPTI’

Atilla’nın avukatı Fleming’e göre, Zarrab, ABD hükümetiyle işbirliği yapma konusunda ilk teklifini 2016’nın Ağustos ayında yaptı. Zarrab, “Avukatlarım gidip hükümetle işbirliği yapma konusunda ayrıntıları görüştü. Bu, Atilla’nın tutuklanmasından önceydi” dedi.

Duruşmayı izleyen gazeteci Katie Zavadski’ye göre bu sözler, tüm bilgilere yeni bir ışık tutuyor. O da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Zarrab’ın salıverilmesine çalıştığı dönemde, Zarrab çoktan işbirliği teklifinde bulunduğu yönünde.

Flemming, Zarrab’ın FBI ile işbirliği konusu hakkında yeni sorular sordu. Buna göre “Ağustos 2017’de Amerikalı avukatların, ikinci kez senin adına Amerikan devletine teklifte bulundu değil mi” diye sordu. Zarrab bunun doğru olmadığını söylese de, Flemming, Ağustos 2017 tarihindeki buluşma üzerinde Zarrab’ı yeniden sıkıştırdı. Zarrab görüşmeyi kabul etti ve FBI ile görüştüğünü ve bildiklerini anlatmaya başladığını açıkladı.
Artıgerçek

Manşet

Sivas E Tipi yönetimi ve gardiyanlar işkence suçu işliyor

Published

on

By

Cezaevinde tutuklulara yönelik kötü uygulamalar ilişkin gelen bilgiler arasında; “2 günde bir musluklardan 1.30 saat su veriliyor, sadece 3 kova var suyu koydukları kova fazla olursa geri alıyor döküyorlar. Koğuşta kantinden para karşılığında alınan suya da el koyuyorlar” şeklinde bilgiler geliyor. 

TUTUKLULAR YERDE YATIYOR VE BATTANİYE SERİLMESİNE İZİN VERİLMİYOR

Cezaevlerinde kapasitenin en az 2 katından fazla tutuklunun bulunduğuna ilişkin Adalet Bakanlığı’nın açıkladı. Cezaevlerinden gelen bilgiler de tutukluların yerlerde yattığına ilişkin bilgiler gelmeye devam ediyor. Sivas E Tipi Cezaevi’nin yönetimi ve gardiyanlar, yerde yatan tutukluların yere battaniye sermesine bile izin vermiyor. 

ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZAN TUTUKLULARA PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULUYOR

Cezaevi Müdürü’nün koğuşlarda dolaşarak psikolojik baskı uyguladığı ve koğuşlarda herhangi bir tutuklunun mesleğini sorduğu cevap vermediğinde ise makam odasına götürüp işkenceler uyguladığı iddia ediliyor. Koğuşlarda gezerken tutuklulara sürekli kötü sözlerle muamelede bulunduğuna ilişkin bilgiler yer alıyor. 

Makumlara ait  itiraz ve şikayet dilekçelerini ilgili yerlere ulaştırmadığı ve geri verdiği kaydediliyor. Şikayet dilekçesi veren tutuklulara ise koğuşta psikolojik baskı uyguladığı belirtiliyor. 

Continue Reading

Manşet

Interpol, Türkiye’den gelen kırmızı bültenleri beklemeye aldı

Published

on

By

Interpol’ün, üye devletleri suç, suçlu ve tehditler karşısında bilgilendirdiği ve gerektiği zaman yakalama emri talebi ilettiği sekiz ayrı bülten tipinden en bilineni olan kırmızı bültenle aranan kişilerin arasında Adil Öksüz, Mihraç Ural ve Salih Müslim gibi isimler var.

Uluslararası Polis Teşkilatı’nın (Interpol), Türkiye tarafından çıkartılan 50’ye yakın kırmızı bülteni askıya aldığı öne sürüldü. Sabah gazetesinden Erkam Çoban’ın haberine göre Türkiye, yurt dışında olduğunu değerlendirdiği bazı kişiler için adli makamlarca acil yakalama talebinde bulunurken, Interpol dosyaları ‘siyasi’ bularak beklemeye aldı.

Eş zamanlı olarak hükümetin ‘F..’ olarak tanımladığı örgütün firarisi Adil Öksüz, eski PYD Eş Başkanı Salih Müslim, THKP-C Acilciler üyesi Mihraç Ural gibi isimlerin aralarında bulunduğu 50’ye yakın kişi ile ilgili kırmızı bülten çalışmaları başlatılmıştı.

Kırmızı bülten talepleri onaylandıkları takdirde Interpol, kendisine üye 170 ülkeye bunu yayımlayacak ve Türkiye’nin istediği birçok kişi hakkında yakalama kararı verilmiş olacaktı.

Yakın zaman önce Türkiye, Türkiye kökenli Alman yazar Doğan Akhanlı hakkında kırmızı bülten çıkartmış, yazar İspanya’da gözaltına alınmıştı. Interpol daha sonra Akhanlı hakkındaki kırmızı bülteni sildi.

Continue Reading

Editörden

‘Kayıp 106 bin silahın araştırılması’ AKP oylarıyla engellendi

Published

on

By

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, İçişleri Bakanlığı’nın 2017 yılı faaliyet raporunda yer alan ‘kayıp silah sayısının’ son üç yılda yüzde 720 arttığını belirterek Meclis’e araştırma önergesi verdi.

 

Önergesinde, kayıp silahların ülke güvenliği açısından büyük tehdit oluşturduğunu öne süren CHP’li Mehmet Tüm, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İçişleri Bakanlığı’nın kamuoyundan kayıp silahlara ilişkin gerçekleri sakladığını ifade etti.

‘106 bin silahın kayıp olması sizleri korkutmuyor mu?’

CHP’li vekil Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“OHAL Türkiyesi’nde her geçen gün sorunlar giderek artıyor. Bildiğiniz gibi, İçişleri Bakanlığı, her yıl diğer kurumlar gibi faaliyet raporlarını açıklamaktadır. Bakanlığın 2017 yılı faaliyet raporunu incelediğimizde, kayıp silah sayısının 106 bini geçtiğini görüyoruz. İçişleri Bakanlığının verilerinde, 2014 yılında kayıp silah sayısı 14 bin görünürken, her ne hikmetse, bu sayı 2017 yılında 106 bine çıkıyor. Kayıp silah sayısı sadece 3 yılda yüzde 720 artmış durumdadır. Ateşli silah nedeniyle her gün onlarca insan yaşamını yitirmektedir. 106 bin silahın kayıp olması sizleri gerçekten korkutmuyor mu, ürkütmüyor mu?” (daha&helliip;)

Continue Reading

Çok Okunanlar