Connect with us

Öne Çıkanlar

Zarrab’ın mallarının listesi ortaya çıktı: İstanbul’da yalıları, köşkü 7 tane faal şirketi var

Published

on

ABD”de tanık sıfatısyla dinlenen Reza Zarrab’ın ifadesinin yarattığı şok etkisi devam ederken, Türkiye de atağa geçti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı düğmeye bastı.

Zarrab ve akrabalarının, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibari ile gizli kalması gereken bilgileri diğer bir yabancı devlet lehine casusluk maksadıyla temin ettiği ve mal varlığını kaçırma girişiminde bulunduğuna’ dair bilgilere ulaşıldığından mal varlıklarına el koyma kararı alındı.

TERÖR VE ÖRGÜTLÜ SUÇLAR BÜROSU DEVREDE

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nca da Zarrab ve yakınları hakkında da soruşturma başlatıldı.

İÇ GÜVENLİK DIŞ SİYASAL YARAR

Soruşturma kapsamında Zarrab ve irtibatlı olduğu kişilerin, yazılı ve görsel basından elde edilen bilgilerde, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibari ile gizli kalması gereken bilgileri diğer bir yabancı devlet lehine casusluk maksadıyla temin ettiği ve mal varlığını kaçırma girişiminde bulunduğuna’ dair bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

KHK’YA DAYANDIRILDI, İNCELEME YAPILACAK

Reza Zarrab ve diğer şüphelilerin gerek atılı suçu işleyip işlemediği husunda inceleme yapmak, gerekse mal varlığı değerlerinin işlenen bu suçlardan kaynaklanmış olma ihtimali, mal varlığı değerlerini kaçırmasının önlenebilmesi amacıyla atılı suçun işlendiğine dair bulgu ve emarelere ulaşılmış olmasından, soruşturma çerçevesinde Reza Zarrab ile irtibatlı olan yakınlarının taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına, banka, şirketler ve diğer tüm kurumlar nezdindeki hak ve alacaklarına, şirket hisselerine KHK ve Ceza Muhakemesi Kanunu maddeleri uyarınca el konulmasına karar verildi.


KIZLARININ MALLARI DA

Mal varlıklarına el konulan 23 kişinin arasında kızı Alara Sarraf da var.

Zarrab’ın eşi Ebru Gündeş hakkında ise bir karar çıkmadı.

40 MİLYON LİRA SERMAYELİ ŞİRKET

Hürriyet’ten Fırat Alkaç’ın haberine göre, mal varlığına el konulan Reza Zarrab’ın Kanlıca’da iki adet yalısı, Kandilli’de bir köşkü var.

TABLOLAR, ONLARCA DAİRE

1 milyon 50 bin lira değerindeki Nazmi Ziya’nın ‘Kendi Evi’ tablosu, Büyükçekmece’de 47 adet dairesi, 1 milyon 850 bin değerindeki yazlığı yine İstanbul’da 4 milyon liralık dairesi, Bakırköy’de 3 süper lüks dairesi, Metroport Busidence Plaza’da iki ofis katı, Tuzla’da fabrikası bulunuyor.

300 MİLYONLUK GAYRİMENKUL

ABD’de görülen “Atilla, ABD’ye karşı’’ davasında tanık olarak ifade veren Reza Zarrab ve yakınlarının Türkiye’deki mal varlıklarına el konuldu. Zarrab’ın içlerinde yalılar ve köşkünde olduğu yaklaşık 300 milyon lira değerinde gayrımenkulü ve toplam sermayesi 40.2 milyon doları bulan faal 7 şirketi bulunuyor.

MEŞHUR JET DE LİSTEDE

12 milyon dolarlık ‘Challenger 300 marka jeti olan Zarrab’ın 2008’den itibaren kurduğu ve şu anda faaliyette olan toplam sermayesi 40.2 milyon doları bulan 7 şirketi yer alıyor.

Zarrab’ın jeti, Ebru Gündeş’e mi hediye alındı sorusuyla günlerce magazin gündemini meşgul etmiş, Gündeş, “Eşiniz size jet mi aldı” sorusunu, kameralara gülümseyerek, “Bana Mars’ı da alacak” şeklinde yanıtlamıştı.

Zarrab, ABD’ye gidişinden hemen önce tüm şirketlerde unvan değişikliğine gitti.

Yaklaşık 300 milyon liralık gayrimenkulü bulunan Zarrab’a ait şirketlerin mali durumu şöyle:

ROYSAR DENİZCİLİK: 2008’de kurulan şirkein sermayesi 5 milyon lira. Yönetim kurulu başkanı Reza Zarrab.

ROYSAR HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ: 2010’da kurulan şirketin sermayesi de 5 milyon lira. Bu şirkette de yönetim kurulu başkanı Zarrab görülüyor.

ROYSAR GIDA DIŞ TİCARET LTD. ŞTİ:
2011’de Volgam Gıda olarak kurulan şirketin sermayesi 500 bin lira. Kuyumculuk meslek grubu içerisinde yer alan şirkette de Zarrab yönetimde tek başına. Volgam Gıda TİM’in 2015’teki ihracat şampiyonu şirketler arasında yer almış ve bakanlardan ödül almıştı. 2015’te bu şirket Roysar’a dönüştü.

ROYSAR ALTIN TİCARET İTHALAT VE İHRACAT LTD ŞTİ:
2012’de kurulan bu şirkette kuyumculuk işi yapıyor. 5 milyon lira sermayeli şirketin yönetim kurulunda tek başına Zarrab var.

CAMERON DENİZCİLİK LTD ŞTİ:
2012 mayısında kurulan şirketin sermayesi 5 milyon lira. 2016’da şirket tasfiye sürecine girdi. Zarrab’ın bu şirketteki sermaye tutarı bir milyon 665 bin lira.

ARE HAVACILIK ANONİM ŞİRKETİ
: 2012’de kurulan şirketin sermayesi 15 milyon lira. Zarrab bu şirkette de yönetim kurulu başkanı. Şirketin genel müdürü Mustafa Özkan yakın bir zamanda istifa etti. Ancak ticaret sicile beyan verilmediği için istifası bir istifaname şeklinde verildi.

ROYSAR MOBİLYA ANONİM ŞİRKETİ: 2012 kasım ayında kurulan şirketin sermayesi 8 milyon lira. Zarrab yönetim kurulu başkanı.

AVUKATI: ŞAŞKINIZ

Zarrab Ailesi’nin avukatı Şebnem Eriş “Ailenin mal varlığına el konulması kararını şaşkınlıkla karşılıyoruz” dedi.

Eriş, sanatçı eşi Ebru Gündeş’in isminin listede olmamasıyla ilgiliyse şunları söyledi: “Çiftin ortak çocukları Alara Sarraf’ın ismi var. Gündeş’in önceki güne kadar bir boşanma davası açmadığını biliyoruz. Bize ulaşan bir boşanma başvurusu da yok. Gündeş’in isminin listede olmaması, kızları Alara’nın isminin listede olmasının nedeni bilmiyorum.”

Gündem

Saldırılar sonrası Uber’den ilk açıklama

Published

on

By

Akıllı telefonlar üzerinden araç çağırma şirketi Uber‘den İstanbul’daki taksicilerin saldırılara ilişkin olarak açıklama geldi. Şirketin global merkezinden yapılan açıklamada, “Önceliğimiz bu zor zamanlarda, Uber sürücü ortaklarımızın yanında durmak, onlara gereken hukuki yardımı sağlayıp destek olmaktır” dendi.

Hürriyet’ten Ahmet Can’a yapılan açıklamada “Türkiye’deki operasyonlarımıza, sorumlu bir iş ortağı olarak, sonuna kadar bağlıyız. En çok önem verdiğimiz konuların başında, yerel paydaşlarla beraber çalışarak, birlikte daha akıllı ve çevre dostu şehirler yaratmak geliyor. Buna taksiciler de dahil olduğu için taksi ürünümüz mevcut” dendi.

SAYI 2 BİNİ AŞTI

Ayrıca şirketten yapılan açıklamada Uber’in bulunduğu tüm ülkelerde yerel regülasyonlara uygun olarak faaliyet gösterildiği ve her ülkenin vergi düzenlemelerine uyulduğu vurgulandı.

2014 yılında Türkiye’ye açılan Uber, şu anda iki farklı araç tipiyle hizmet veriyor. Bunlardan biri Mercedes Vito gibi lüks hafif ticari araçlar. Diğeri de taksi platformu. Şirketten paylaşılan bilgilere göre taksi platformunda hizmet veren taksilerinin sayısı 2 bini aştı.

Continue Reading

Öne Çıkanlar

Erdoğan’dan IMF’ye: Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al!

Published

on

By

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye’de yaşanan çatışmalarla ilgili olarak NATO‘ya tepki gösterdi. “Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?” diyen Erdoğan, IMF‘ye de “Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim; sen sadece paranı al” diye seslendi.

Bolu’da partisinin 6. olağan il kongresinde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Suriye ve Irak sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturmak isteyenler yüzlerindeki maskeleri indirip niyetlerini ifşa ettiler. Kimsenin ummadığı operasyonları başlattık. Müttefikimiz dediğimiz güçlere bakışı sahadaki eylemlere göre yeniden belirledik. NATO’nun üyesiyiz. Yeri geldi Afganistan’da olduk Somali’de olduk şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın? 911 kilometre burada bizim sınırımız var, sürekli terör örgütleri bizi taciz ediyor, Suriye rejimi aynı şekilde bu yollara başvuruyor. Peki sen ne zaman ortaya çıkacaksın, devamlı ben bunları mı söyleyeceğim? Şu ana kadar hala olumlu bir ses söz yok.

“Biz iktidara geldiğimizde de attığımız her adımda bize olmaz dediler, yapamazsınız dediler, başaramazsınız dediler. Daha ileri gidip ‘haddinizi aşmayın ha’ dediler. IMF’nin bize dediği laf ‘olmaz’. Ne olmaz? Sen paranı alıyor musun, alıyorsun. Bizden sonra borç istedi. Arkadaşlar “Verelim mi?” dedi, “Verin” dedim. Bugün borç alan yarın emir alır.

(IMF’ye) Türkiye’yi yönetecek birisi varsa o da benim. Sen sadece paranı al.”

Continue Reading

Öne Çıkanlar

“Canan Karatay’ı görünce üzülüyorum, depresyonu turşuyla çözmek gibi önerileri tartışmak istemiyorum”

Published

on

By

2015’te Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından verilen diyabet alanında ‘Yılın Bilim Adamı’ ödülünü alan Yılmaz, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine de pancar üretiminin sınırlandırılmasına da karşıyım. Üretim ağırlığının nişasta bazlı şekerlere kaydırılmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullandı.

Temel Yılmaz’ın Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularına verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

– Canan Karatay, son günlerde depresyon ilaçlarıyla ilgili açıklamasıyla gündemde. İstanbul Tabip Odası’nın Karatay’a para cezası kesmesine ne diyorsunuz?

Canan Hoca’nın açıklamalarını artık biraz üzüntüyle izliyorum. Depresyonu sadece bağırsaklara ve faydalı-zararlı bakterilere bağlamak, sorunu turşu yiyerek çözmek gibi önerleri de tartışmak istemiyorum! Sorun bu tür talkshow türü yorumlardan çok daha ciddi. Sadece bizim toplum değil, dünyadaki tüm toplumların sorunu. Hekimler arasındaki bu tür tartışmaların yeri medya değil, olmamalı. Bir hipoteziniz varsa, bununla ilgili olarak bir araştırma yaparsınız. Oturup araştırmayı kaleme alırsınız, sonra bu çalışmayı hakemli dergilerden birisine gönderirsiniz. O arada da bir bilimsel kongrede sunmak istersiniz. Oradaki sunumda konunun uzmanları sizi dinler, onayladıkları noktalarda onaylar, akıllarına yatmayan noktalarda da sorularını sorar. Ondan sonra o düzeltmelerini yapar. Yayın, hakemli bir dergide çıkar. Bu artık uluslararası standartlarda yapılmış bir araştırmadır ve herkes bunu uygular.

– Karatay’a temel eleştiriniz, araştırma bulgularını önünüze koymadan konuşması mı?

Evet, somut kanıtlar olmadan konuşmamalı.

– Siz Karatay’ın şeker yükleme testine karşı çıkmasını da eleştiriyorsunuz değil mi?

“Şeker yükleme testini yaptıranların çocukları şeker hastası olur, kalbi delik olur” diyorsanız, bunu kanıtlamanız lazım. Tıpta gelişigüzel konuşma hakkınız yok. İnsan hayatıyla ilişkili olarak karar veren ve daha sonra hesap sorulmayan mesleklerden biri hâkimlik, diğeri de hekimlik. Bir hasta, gelip sizi bir otorite olarak aldığı zaman, ağzınızdan çıkacak her kelimeyi izler. Söylediğiniz bir kelimeye takılır, sabaha kadar uyumaz. Canan Hoca’nın, glikoz tolerans testi yapılmış annelerin çocuklarının verilen glikoza bağlı olarak diyabet olduğuna dair kendi klinik araştırmasını ya da literatüre ilişkin araştırmasını bekliyorum. Baktım ama bulamadım.

– Ama Karatay depresyon ilaçlarının aşırı yaygınlaşmasını eleştirmekte haklı değil mi?

Depresyon ilaç tüketiminin aşırı olduğuna katılıyorum. Bunun temel nedeni, gelişen teknolojinin insanlara getirdiği yeni hayat modeli. İnsanlar artık çok daha uzun saatler çalışıyor, daha uzun süre kapalı ortamlarda kalıyor, daha hareketsiz ve daha stresli. Mesaj-mail trafiği de düşük yoğunluklu stresi tüm güne yaydı. İnsanlar artık sürekli çalışan, sürekli izlenen ve sürekli uyarı ve emirlerle sürekli yönetilen modern köleler haline geldi ve tüm toplumlarda depresyon patladı. İlaç kullanımı da arttı. Ancak bu durum tek başına bu kadar aşırı ilaç kullanımını izah etmez. Sorunu psikoterapik rehabilitasyonlarla çözümlenebilecek birçok insan hemen ilaca yönlendiriliyor. Aşırı miktarda gereksiz, indikasyonsuz ilaç tüketimi var. Bu ilaçlar duyguları etkileyen ilaçlar, stres ve üzüntüleri azaltırken sevinç ve mutlulukları da buduyor. Çalışma koşullarının biraz daha düzeltilmesi, işyerlerinde çalışana psikolojik danışmanlık sağlanması gibi önlemler, sorunların çözümünde çok önemli rol oynayabilir.

Continue Reading

Çok Okunanlar